Özgün Hareket Tekniği” ve “Doğaçlama Dans Atölyesi

Özgün Hareket Tekniği” ve “Doğaçlama Dans Atölyesi

Korona Salgını sürecinde değişen olanaklar ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak onleine imkanlarla “Özgün Hareket Tekniği” ve “Doğaçlama Dans” başlığı altında bir atölye gerçekleştirildi. Eğitmenliğini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Çağdaş Dans Bölümü Öğretim Görevlisi ve Istanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçısı Bahar Vidinlioğlu tarafından yapılan bu atölyenin amacı; hareket farkındalığı ile kişinin bedenin hareket kapasitesini arttırmak, fiziksel duyumsamasını geliştirmek, kendisi ile fiziksel, duygusal ve ruhsal bağ kurabilmesini güçlendirmektir. İki gurup halinde yapılan çalışmalarda ilk gurup ile 4 buluşma, ikinci gurup ile 8 buluşma gerçekleştirildi. Derslerde;

1.GRUP

1-Serbest Bırakma 2-Esneklik 3- Nefes ve Hareket ilişkisi 4-İmge ve hareket ilişkisi

2.GRUP

1- Esneklik, kolların ve omuzların özgün kullanımı
2- Hızlı ve canlandırıcı hareketler, doğaçlama eşli diyalog egzersizi
3- Hareketle bedeni gözden geçirme, erime imgesi, eşli doğaçlama
4- Hareket ve nefes farkındalığı, imge ile hareket.
5- Bedenin 360 derece farkındalığı, her bir beden parçasını duygular ile doğaçlama
6- Sünger imgesi ile hareket araştırması, eşli “Ayna” oyunu
7- Hareket ile bedenin anatomik yapısını keşfetme, doğaçlamada dinleme ve birbirinden etkilenerek dans etme.
8- İşlenen konuları bir araya getirerek uygulamak, birlikte katılımcıların yönlendirmesi ile hareket etmek.

Yapılan bu çalışmalar kişinin algılarını açarken kendi ile kurduğu ilişki ile çevresiyle olan ilişkisi de değişmeye başlar. Beden farkındalığı ile algıları açılan kişinin çevresinde olanlara dikkati artar. İletişim kabiliyeti gelişir. Çevresini daha iyi gözlem yapmaya, dinlemeye ve hissetmeye başlar. Kendini daha Özgün ifade ederken, farklılıklara daha rahat uyum gösterecektir. Kendi ile ilişkisi değişirken bu durum çevresi ile olan ilişkisinde her alanda değiştirebilir. Çok kültürlü yaşamlarda, farklı kültür ve geçmişi olan her insan hareket ve dans ile ortak bir alanda ve dilde buluşur. Dansın ve hareketin irleştirici özelliği de çok kültürlülüğe katkısı olacaktır.

Bu Atölyeler aynı zamanda kendi ihtiyaçlarımızı fark etmemize alan açacaktır. Kişi kendi ihtiyacını fark ettikçe atölyeden aldığı kazanımlar ile ihtiyaçlarına cevap verebilme yetisi kazanacaktır. Bu ihtiyaçlar fiziksel veya duygusal olarabilir. Örneğin; kendimize zaman ayırmak veya dinlenme ihtiyacımızı fark ettiğimizde, böylece bedeni dinlendirme üzerine uygulamalar yapabiliriz. Dans etmenin keyif ve mutluluk gibi duygularımızı artıracağı gibi zor ve duygusal zamanlarda da bedenimizle kurduğumuz ilişki ile kendimizi dengelemek üzerine pratikler yapabiliriz. Bedeni tanımanın ve hareketin duygulara ve düşüncelere sağaltıcı etkisi vardır. Hareket yolu ile farkındalık, kişinin bedenini dinlemesini ve aynı zamanda yukarıda bahsettiğimiz duygusal ve fiziksel duyarlılığı geliştirmeyi hedefler.

Grup çalışmalarını başarı ile sürdürmektedir.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Schleswig-Holstein Türk Toplumu (TGS-H) olarak kadınların demokratik toplumumuz için bugüne kadar verdikleri ve vermeye devam ettikleri emekleri 2021 yılında bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca: “Unutmamalıyız ki bugün toplumumuzda kadınların sahip olduğu birçok hak maalesef çok uzun bir geçmişe ve kabule dayanmıyor. Günümüzde bizim için vazgeçilmez olan seçme ve seçilme hakkına rağmen hala Almanya´da kadınların yapısal dezavantajlar ile mücadele etmek zorunda kaldığı göz ardı edilmemelidir.” diye konuştu.
Pandemi sürecinden özellikle asosyal ve dezavantajlı grupların daha çok olumsuz etkilendiğini görüyoruz. Bu durum ekonomik eşitsizlik veya cinsel şiddetle karşı karşıya kalan kadınlar için de geçerlidir. Göç geçmişi gibi ilave bir ayrımcı faktör de eklendiğinde olumsuz etkiler iç içe geçebilir ya da yoğunlaşabilir.

Pandemi faklı bir detayı daha netleştiriyor. Hala popülerlik kazanan aşırı sağcı yapılanmalarda basmakalıp rol modelleri çok yaygın. Kadınların yaşamlarını ev hanımlığı ve anne olmak ile sınırlandıran, göçmen kocalarından korkan bir imaj oluşturan kitle, aşırı sağcı ve aynı zamanda cinsiyetçi bir gruptur. “Kalıplaşmış rol modelleri sadece sağcı kesimler de değil hala tüm toplumda bulunmaktadır.” diyen Dr. Küçükkaraca sözlerini “Bir toplumda yapısal dezavantajlar ve eşitsizlikler ile mücadele etmek kolay değil ama adaletsizliklere göz yummamak ve daha yakından bakmak, sorunlara kulak vermek ve çözümler üzerinde çalışmak demokratik vazifemizdir. Demokrasi içinde bir arada yaşamamız ancak uzun vadede sosyal adaletle sağlanabilir. 8 Mart, bunu hatırlatmak için önemli bir gündür.” diyerek tamamladı.

Göç ve Göçün Edebiyata Yansıması

Göç ve Göçün Edebiyata Yansıması

Almanya’ya İşçi göçünün 60. yıldönümü kapsamında Schleswig-Holstein Türk Toplumu hazırladığı etkinlikler dizisine bu ay 16. yılına ulaşan “Edebiyat Söyleşileri” programının konusunu “Göç ve Göçün Edebiyata Yansıması” olarak belirleyerek başladı. Bu konuda uzun zamandır çalışmalar yapan şair ve yazar Mevlüt Asar, 17 Ocak 2021 tarihinde online olarak gerçekleştirilen etkinliğin konuğu oldu.

Açılış konuşmasını Edebiyat Söyleşileri etkinliğini 16 yıldan beri büyük özveriyle sürdüren Ahmet Karadeniz yaptı. Bu zaman zarfında etkinliğe ilgi gösteren, katkıda bulunan herkese teşekkür eden Karadeniz, konuğumuz Mevlüt Asar’ı tanıttıktan sonra sözü ona bıraktı.

Çevirmenlik ve metin yazarlığı sertifikaları olan Mevlüt Asar, Fakir Baykurt’un ölümünden sonra “Duisburg Edebiyat Kahvesi”ni üstlenerek “Fakir Baykurt Edebiyat İşliği” adıyla yönetti. Alman Yazarlar Birliği üyesi olan Mevlüt Asar, 2012 yılında oluşan “Avrupa Türkiyeli Yazarlar Girişimi”nin de sözcüsüdür.

60 yıldan beri oluşan edebiyatın gösterdiği gelişme ve değişimleri başlıklar halinde ele alan konuşmacımız, göçün başlamasıyla değişik bir coğrafya ve kültürün içinde yaşamak durumunda kalan insanımızın karşılaştıkları sorunları, mağduriyetleri dile getirerek, konuyu üç ana başlıkta ele aldı. “İlk kuşak insanımızın yaşadığı parçalanmışlık, gurbet ve içinde bulunduğu toplumla yaşadığı kopukluk onları yazmaya yöneltti.Genel olarak Türkçe eserler verdiler. İkinci kuşak genel olarak yazın dili Türkçe olmakla beraber Almanca eser veren, iki kültürü de benimsemiş ve özümsemiş kişiler olarak tanımlanabilir. Üçüncü kuşak ise birinci nesilin torunları sayılabilecek burada doğup burada yetişen ve Almanca eserler veren, kimlikten çok aidiyet sorunu yaşayan her iki tarafa da kendini kabul ettirmek zorunda kalanlardır. Onlar için uyum ve kültürel çatışmalar ancak mizah konusu olabilir.” diyen Mevlüt Asar göçmen yazarların karşılaştıkları zorlukları dile getirdi.

Mevlüt Asar sözlerine ” İnsanımız her iki tarafa da kendilerini tanıtmak, ispatlamak ve kabul ettirmek zorundalar. Hem burada hem de Türkiye’de kökleri olmayan insanlar olarak algılanıyorlar. 60 yıldan beri burada yaşayan ve yazan bu insanların eserleri üzerine bir arşiv çalışmasının yapılmaması bile yaşanan sorunun ne kadar büyük olduğunu gösteriyor. Bu durum her iki toplum için de bir kayıptır.” diyerek sürdürdü.

Almanyadaki Türk edebiyatı’nın karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlardan biri de Türkçe eğitiminin olmamasından kaynaklandığını belirten Asar, yeterli Türkçe eğitimi alamayan insanımızın bu alana ilgisinin de az olduğunu belirtti.

İki saatten fazla süren ve ilgi ile takip edilen etkinlik izleyicilerden gelen soruların cevaplandırılmasıyla sona erdi.

Koronavirüs Aşısı

Koronavirüs Aşısı

Koronavirüs veya Covid-19’a karşı ilk aşı AB’de onaylandı.

27 Aralık 2020 tarihinden itibaren Schleswig-Holstein Eyaletinde koronavirüse karşı aşılama başladı. Aşılama ilk olarak Yaşlılar ve huzurevlerindekilere yapılacak.

29 Aralık 2020 itibariyle Schleswig-Holstein Eyaletinde yaşayanlar eyalet çapındaki aşılama merkezlerinden telefonla veya online olarak aşı randevusu alabilirler (Hizmet 4 Ocak 2021’de başlayacak). Eyalet hükümeti bu amaçla Federal Sağlık Bakanlığı’nın 116 117 numaralı merkezi aşı yardım hattını ve www.impfen-sh.de web sitesini hizmete sunmuştur. Aşı, sağlık sigortası ne olursa olsun tüm vatandaslar için ücretsizdir – tüm giderler federal hükümet tarafından karşılanacaktır. Konuyla ilgili genel sorularınıza vatandaş danışma hattına Bürgertelefon (0431) 797000 01 – veya corona@lr.landsh.de e-posta adreslerine başvurarak cevap bulabilirsiniz.

Federal Sağlık Bakanlığı, sınırlı miktarda aşı bulunduğundan, ilk kimin aşılanacağını ve aşılamanın nasıl olacağına dair bir düzenleme getirmiştir:

Seviye 1: en yüksek öncelik

– 80 yaş ve üstü kişiler

– Huzurevlerinde ikamet edenler ve burada çalışan personel

– Ayakta yaşlı bakım hizmeti sunanlar

– Özellikle enfeksiyon riski yüksek olan tıbbi tesislerdeki personel, örneğin acil servislerde, acil kurtarma ekipleri, COVID-19 hastalarının tıbbi bakımında, özel ayakta palyatif bakım hizmetlerinde ve korona aşılama merkezlerinde hizmet verenler

– Özellikle onkoloji veya organ nakli bölümünde, koronavirüs enfeksiyonundan sonra ciddi veya ölümcül hastalık seyri riski çok yüksek olan tıbbi kliniklerde kişileri düzenli olarak tedavi eden, bakımını yapan veya bakımını üstlenen kişiler.

Seviye 2: yüksek öncelik

– 70 yaş ve üstü kişiler

– Yaşadıkları ciddi veya ölümcül hastalıklar dolayısıyla koronavirüs enfeksiyonunda çok yüksek risk altında olan kişiler: Bunlar trizomi 21’li, demanslı veya zihinsel engelli kişiler ve organ nakli olan kişilerdir.

– 1. gruptaki bakıma muhtaç kişiler ve hamile kadınlarla yakın irtibatta olan kişiler

– Yatılı ya da ayakta tedavi gören zihinsel engelli kişileri düzenli olarak tedavi eden, onlara bakan ya da bakım hizmeti sunan kişiler

– Tıbbi tesislerde çalışan ve koronavirüs enfeksiyonu riski yüksek kişiler. Özellikle, hastalarla düzenli olarak temasta bulunan doktorlar ve diğer personel, kan ve plazma bağışında çalışan kişiler ve SARS-CoV-2 test merkezlerinde çalışanlar

– Özellikle gösteriler sırasında yüksek enfeksiyon riskine maruz kalan polis ve kolluk kuvvetleri

– Hastane altyapısını korumak için halk sağlığı hizmetlerinde veya özellikle ilgili bir pozisyonda çalışan kişiler

– Enfeksiyon Koruma Yasası’nın 36 (1) no. 3 veya 4 Bölümü uyarınca ikamet eden veya tesislerde çalışan kişiler

Seviye 3: artan öncelik

– 60 yaş ve üstü kişiler

– Koronavirüs ile enfekte olduktan sonra ciddi veya ölümcül hastalık riski yüksek olan kişiler. Bu Guruba giren kişiler:

• Obezite (vücut kitle indeksi 30’un üzerinde)
• kronik böbrek hastalığı,
• Kronik karaciğer hastalığı,
• İmmün yetmezlik veya HIV enfeksiyonu, diabetes mellitus,
• kalp yetmezliği, kronik kalp hastalığı veya arteriyel hipertansiyon,
• serebrovasküler hastalık veya apopleksi,
• kanserler
• KOAH (COPD) veya bronşiyal astım
• Otoimmün hastalıklar veya romatizmal hastalıklar

– Devlet kurumlarında, özellikle anayasa organlarında, hükümet ve idarelerde, silahlı kuvvetlerde, emniyette, gümrükte, itfaiye teşkilatında, teknik yardım teşkilatı dahil sivil korumada ve yargı organlarında çalışanlar

– Eczacılık, ilaç, gıda, su ve enerji temini, kanalizasyon ve atık yönetimi, ulaşım ve trafik ile bilgi teknolojisi başta olmak üzere kritik altyapıdaki diğer kurum ve şirketlerde özellikle ilgili pozisyonlarda ve telekomünikasyonda çalışanlar

– Enfeksiyon riski düşük tıbbi tesislerde çalışanlar, özellikle laboratuvarlarda ve bulaşıcı hastalık şüphesi olan hastalarla iletişimde olmayan görevliler

– Gıda perakendecileri

– Eğitimciler ve öğretmenler

– Güç çalışma veya yaşam koşullarına sahip kişiler

Korona aşısı ve aşılama merkezleri hakkında ayrıntılı bilgileri aşağıdaki adreste bulabilirsiniz:

https://www.schleswig-holstein.de/DE/Schwerpunkte/Coronavirus/Allgemeines/Impfzentren/impfzentren_node.html?show=1232&projekt=56

Yeni Yılınız Kutlu Olsun!

Yeni Yılınız Kutlu Olsun!

Değerli dostlar,

Corona salgınının hayatımızda neden olduğu tüm kısıtlamalar, mesafeler ve önlemlere rağmen yeni bir yılı karşılamanın heyacanını yaşıyoruz.

Ardımızda bıraktığımız yıl gibi tüm olumsuzlukların, savaşların, kavga ve dışlamaların geride kalmasını; 2021 yılının herkese umut, sevgi, saygı, barış, kardeşlik ve sağlık dolu nice günler getirmesini diliyor, Schleswig-Holstein Türk Toplumu Yönetim Kurulu ve çalışanları adına hepinizin yeni yılını kutluyorum.

Saygı ve sevgilerimle

Dr. Cebel Küçükkaraca
-Eyalet Başkanı-