04.03.2013
3 Mart 2013 tarihinde Schleswig-Holstein Türk Toplumu Pinneberg Bürosu tarafından Pinneberg Türk Veliler Birliği ile birlikte „Schleswig-Holstein’da Aktif Katılım“ projesi kapsamında „Ergenlikte Eğitim“ konulu ücretsiz bilgilendirme toplantısı düzenlendi.
Toplantıya konuşmacı olarak katılan Sosyal Pedegog Ayşe Can,hayatın önemli bir evresi olan ergenlik hakkında bilgiler verdi. Konuşmasında bu dönemde genç insanların aile, çevre ve toplum içinde kendi konumların belirlemek ve kendilerini kabul ettirmek istedikleri bir sürece girdiklerini anlattı. Ancak bu dönemde cinsel gelişimlerini tamamlamalarından dolayı cinsel problemlerin ön plana çıkacağını da belirtti.
Sosyal Pedegog Ayşe Can konuşmasında özellikle ergenlik döneminde çocukları olan annelere davranış- iletişim ve eğitim şekilleri konusunda önerilerde bulundu. Ayrıca Türk eğitiminde kültürel özellikler ve cinsellik konusu hakkında konuşuldu.
Toplantının sonunda konuşmacı ,sorularıyla konunun ayrıntılarına büyük ilgi gösteren katılımcıları cevapladı.Özellikle annelere ulaşmayı hedefleyen toplantıya ilgi yoğun oldu.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu tarafından „Schleswig-Holstein’da Aktif Katılım“ projesi kapsamında düzenlenen bu toplantı, Federal ve Eyalet Içişleri Bakanlıklarınca desteklenmektedir.
25.02.2013
Eyalet Sosyal Güvenlik, Sağlık, Aile ve Eşitlik Bakanı Kristin Alheit, Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nu ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. 25 Şubat Pazartesi günü gerçekleşen ziyarette BakanAlheit, Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca tarafından karşılandı.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı bu ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, „Sizleri burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Biz, sadece Türkler ya da göçmenler için değil bu toplum için gayret sarfediyoruz. Bütün çalışmalarımızı bu hedef doğrultusunda sürdürmekteyiz. Uzun yıllaradan beri burada yaşayan ve toplumun bir parçası haline gelmiş göçmenlerin eşit haklarla toplumdaki yerlerini almalarını istiyoruz. Bunu sağlamak için sürdürdüğümüz çalışmalar, erken çocukluk döneminden başlayarak okul dönemi, meslek eğitimi, işsizlikle mücadele ve dil kurslarına kadar geniş bir yelpazede devam etmektedir. Amacımız göçmenlerin kendi özelliklerini kaybetmeden içinde yaşadığı topluma uyumlu bir şekilde yaşamasını sağlamaktır. Sizlere de çalışmalarımıza gösterdiğiniz ilgi ve destekler için teşekkür ediyorum.“ dedi.
Daha sonra Schleswig-Holstein çalışanları sürdürdükleri çalışmalar hakkında bilgiler verdiler. Toplantının sonunda verdikleri bilgilerden dolayı çalışanlara teşekkür eden Bakan Alheit „ Bu gün burada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Çalışmalarınızda başarılarınızın devamını dilerim.“ diyerek ziyaretini sonlandırdı.
21.02.2013
Berlin, 21.02.2013
ALMANYA BAŞBAKANI DR. ANGELA MERKEL ve
TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞBAKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN
AÇIK MEKTUP
Sayın Şansölye Dr. Merkel,
Sayın Başbakan Erdoğan,
25 Şubat 2013 tarihinde Türkiye’de yapacağınız görüşme Almanya ve Türkiye açısından olduğu kadar, Almanyalı Türkler açısından da büyük bir önem taşımaktadır. İki ülkemizin başbakanları olarak sizlerden her iki ülkenin de barış ve dostluk ilişkilerini geliştirmenizi, işbirliğini arttırmanızı istiyor ve bekliyoruz.
Sayın Başbakan Dr. Merkel,
Almanya’daki Türk toplumunun en önemli beklentisi Neo-Nazi cinayetlerinin eksiksiz aydınlatılması, sorumluların cezalandırılması, Anayasayı Koruma Örgütlerinin bu biçimiyle lağvedilmesi, gerekiyorsa yeni bir yapının oluşturulması gereklidir. Bunun gerçekleşmesi için ırkçılıkla ciddi bir mücadelenin başlatılması zorunludur. Bu amaçla özel bir Bakanlar Kurulu toplantısının yapılması ve yol haritasının çıkarılması gereklidir. Bu konuda gerekli adımları atmanızı bekliyoruz.
Türkiye – Avrupa Birliği müzakereleri pratikte durmuştur. Türkiye’nin AB üyeliği Almanya Türkleri açısından da büyük bir önem ifade etmektedir. Hükümetinizin her ne kadar daha önceki Alman Hükümetlerinin verdikleri karara bağlı olduğu vurgulansa da, bu konuda aktif bir çalışma yapılmamaktadır. En kısa zamanda yeni fasılların açılması, açılan ve müzakereleri tamamlanan fasılların kapatılmasının sağlanması da gerçekleştirilmek durumundadır. Hükümetinizden bu konuda adım atmanızı bekliyoruz.
Çok vatandaşlılık artık Almanya’da ve dünyada olağan bir durumdur. Alman vatandaşlığına geçenlerin %50’den fazlası kendi vatandaşlıklarını bırakmamaktadır. Yani çok vatandaşlılık Almanya’da istisnai bir durum değildir; tam tersine kural haline gelmiştir. Bu nedenle öncelikle gençlere uygulanan opsiyon modelinin kaldırılması, çok vatandaşlılığın kural haline getirilmesi, Alman vatandaşlığına geçişte konulan zorlaştımaların ve engellerin ortadan kaldırılması yerinde olacaktır.
Türkiye’den Almanya’ya turistik amaçlı ya da aile yakınlarını ziyaret ya da iş amaçlı gelmelerin önündeki vize engeli artık tarih olmalıdır. Bu Almanya-Türkiye arasındaki her türlü ilişkinin gelişmesini sağlayacak, önyargıların yok olmasına katkıda bulunacaktır.
Aile Birleşimi 2007 yılındaki yasa ile zorlaştırılmış, eşlerin gelmesi basit de olsa dil koşuluna başlanmıştır. Bir insanın anayasal hakkı olan aile birleşimi bir saatlik bir sınavın sonucuna bağlanmıştır. Bu kabul edilemez bir durumdur. Umuyoruz, bu durum Avrupa Adalet Divanınca düzeltilecektir. Bu zorunluluk yerine gönüllülük esasında Almancayı Almanya’ya gelmeden önceden öğrenenlere yerleşme izni verilirken örneğin 5 yıl yerine 3 yıllık süre verilerek teşvik yolu denenebilir. İnsanların zorla değil, isteyerek ve severek dil öğrenmesi daha uygun olacaktır.
Almanya’da son yıllarda artan İslam Karşıtlığı da bizleri tedirgin etmektedir. Bu konunun en üst düzeyde ele alınmasının zamanı gelmiştir. İslam karşıtı suçlar polis tarafından listelenmemektedir. Bu nedenle bu alandaki suçların kapsamı tam olarak bilinmemektedir. Bunun bir an önce yürürlüğe konması gerekmektedir. Bazı kesimlerin istediği biçimde Almanya İslam Konferansı bir Güvenlik Zirvesine dönüştürülmemelidir.
Sayın Başbakan Erdoğan,
Türkiye dışında yaşayan T.C. vatandaşları ve soydaşlarının en önemli beklentisi iki ülkenin daha yoğun bir işbirliği içinde bulunmasıdır.
Türkiye’deki demokratik hakların genişlemesi, hukuk devleti ilkelerinin tam olarak yerleştirilmesi Almanya’da yaşayan bizlerin de konumunu güçlendirecektir.
Bu bağlamda Almanyalı Türkler, Türkiye’de özgürlükleri genişleten, çağdaş ve katılımcı bir bir düzenin kurulmasını istemektedirler. Hükümetinizden bu konudaki adımlarını genişletmesini, reformların sürdürülmesini, toplumun tüm kesimlerinin de katkı vereceği bir Anayasanın yapılmasını beklemekteyiz.
Değişik adlarla anılan birçok davada yargılanmakta olan kişilerle ilgili kararların gecikmesi, toplumda bölünmeye ve hukuk sistemine güvenmeyi zedelemektedir. Geciken adaletin derin yaralar açtığı gerçeği gözardı edilmemelidir.
Türkiye’de yaşayan yabancı kökenli ülke vatandaşlarının konumlarının da güvence altına alınması bizce büyük önem taşımaktadır. İçinde yaşadığımız toplum Almanya’da koşullar yerine geldikten 5 yıl sonra süresiz oturma izni alınabilirken, Türkiye’deki yabancı uyrukluların böylesi bir hakkı bulunmamaktadır. Bunun bir an önce düzenlenmesini istiyoruz.
Bunun yanı sıra Türkiye’de 5 yıldır yasal olarak yaşayan yabancılara yerel seçimlerde oy hakkı verilmesinin sağlanması yerinde olacaktır.
Türkiye’de yaşayan Müslüman olmayan vatandaşların ya da diğer yabancıların dinsel gereksinimlerinin sağlanması da temel insan hakları bağlamında kanımızca önemlidir. Bunun da en kısa sürede sağlanması elzemdir.
Almanya’da ya da başka ülkelerde yaşayan Türklerin bulundukları ülkelerin vatandaşlıklarına geçmeleri tarafınızdan da teşvik edilmektedir. Bunun sonucunda ortaya başka tür bir mağduriyet de çıkmaktadır, zira bu kişilere verilen Mavi Kartta hala büyük sorunlar yaşanmaktadır. Bu konunun ivedililikle ele alınmasında gereklilik görmekteyiz. Bu bağlamda Mavi kart sahiplerinin de Türkiye’de borçlanarak emekli olabilme hakları sağlanmalıdır.
Askerlik yasasında son yapılan değişiklikle fiilen askerlik hizmeti yapılmaması önemli bir adım olmakla birlikte, 5.112 € olan bedel miktarının 10.000 €â€™ya çıkarılması işsizlikten etkilenen gençlerimizi çok zor duruma düşürmektedir. Bedel miktarının kaldırılarak, askerlik hizmetinin Gönüllü Sosyal Hizmet şeklinde yerine getirilmesinin sağlanmasını beklemekteyiz.
Aynı şekilde son yapılan zamlarla arttırılan konsolosluk harçlarının da bir an önce yeniden indirilmesi tüm insanlarımızın beklentisidir. Harç miktarları düzenlenirken diğer Avrupa ülkelerindeki kıstaslar dikkate alınmalıdır.
Sayın Dr. Merkel,
Sayın Erdoğan,
en önemli beklentilerimizden birisi iki ülke arasında ticaret hacminin hedef olarak önümüzdeki 10 yıl içinde 2 katına çıkartılmasıdır. Bu hem daha çok yakınlaşmayı, hem yatırımları hem de işgücü yaratılmasına katkıda bulunacak, insanların birbirlerine yakınlaşmasına büyük katkı sağlayacaktır.
Yapacağınız görüşmede ortak bilimsel çalışmaların geliştirilmesi, sivil toplum bazındaki ortaklıkların arttırılması, iki ülkenin ortak çıkarlarının öne çıkarılması Almanyalı bizleri de çok sevindirecektir.
Bu nedenle bir “Almanya-Türkiye Konsultasyon Kuruluâ€nun oluşturulmasını, “Ortak Bakanlar Kurulu†toplantılarının yapılmasını öneriyoruz.
Umuyoruz ki, iki ülkenin birlikte hareket etmesi bizleri çok sevindirecek ve ortak çıkarlara dayalı güzel bir yaşam inşa edilebilecektir.
Saygılarımızla
TGD Yürütme Kurulu
Kenan Kolat (Genel Başkan)
Ayşe Demir (Genel Başkan Yardımcısı)
Ömer Köşkeroğlu (Genel Başkan Yardımcısı)
Dr. Cebel Küçükkaraca (Genel Başkan Yardımcısı)
Yasemin Önel (Genel Başkan Yardımcısı)
Gökay Sofuoğlu (Genel Başkan Yardımcısı)
Hilmi Kaya Turan (Genel Başkan Yardımcısı)
Hüseyin Yılmaz (Genel Başkan Yardımcısı)
Bilge Yörenç (Genel Başkan Yardımcısı)
19.02.2013
Schleswig-Holstein Türk Toplumu 14 Şubat Perşembe günü Yeşiller Partisi Eyalet Meclisi Grup Başkanı Eka von Kalben’i Kiel’deki merkez bürosunda ağırladı. Bu buluşmada genel seçimler öncesinde göçmenlerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekildi.
Toplantıda özellikle aşağıda belirtilen konular üzerinde durularak çözüm önerileri dile getirildi.
Almanya’da doğan yabacıların çocuklarının etkilendiği vatandaşlık seçme zorunluluğu modelinin kaldırılması gerektiği,
Yerel seçimlerde uzun zamandan beri Almanya’da yaşayan ancak Avrupa Birliği vatandaşı olmayan göçmenlere seçme hakkının tanınması,
Yetişmiş eleman ihtiyacının giderilmesinde göçmenlerden yararlanılması,
Erken çocukluk ve okul dönemlerinde göçmenlerin desteklenmesi,
Türkçe gerçeğinin kabul edilerek okullarda yabncı dil olarak okutulması,
Göçmen gençlerin işsizlik problemi.
Yeşiller Meclis Grup Başkanı Eka von Kalben, tüm teklif ve önerilere açık olduklarını, yaşanan sorunların çözümü için parti yönetimi olarak göçmen organizasyonlarla birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtti.
15.02.2013
Schleswig-Holstein Türk Toplumu 14 Şubat Perşembe günü Yeşiller Partisi Eyalet Meclisi Grup Başkanı Eka von Kalben’i Kiel’deki merkez bürosunda ağırladı. Bu buluşmada genel seçimler öncesinde göçmenlerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekildi.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkaraca toplantının başında şunları söyledi: „Göçmenlerin politik ve toplumsal hayata katılımını sağlayacak çalışmalar sürdürülmelidir. Gençlerin politikada ve özellikle karar alma süreçlerinde yer almaları zorunludur. Ama ne yazık ki bu katılımın önünde bir takım engeller bulunmaktadır. Örneğin seçme zorunluluğu modeli. Almanya’da doğup doğuştan Alman vatandaşı olan yabancı ailelerin çocukları, 23 yaşına kadar iki vatandaşlıktan birini seçmek mecburiyetindeler. Küçükkaraca sözlerine şöyle devam etti: „23 yaşına kadar politikanın içinde aktif olarak yer alan gençler diğer vatandaşlığı seçtiklerinde birden bire bu haklarını kaybediyorlar. Bu anlaşılır bir durum değildir. Bir an önce bu seçme zorunluluğu modelinden geri dönülmelidir.“
Eka von Kalben ise şu sözleriyle Türk toplumuyla aynı görüşte olduğunu belirtti: „Seçimlerden sonra seçme zorunluluğunun kaldırılması için meclise öneri vereceğiz. Biz kimsenin kökenleriyle bağlarını koparmaya zorlanmasını istemiyoruz.“
Ele alınan bir diğer konu, Avrupa Birliği vatandaşı olmayan ve uzun zamandan beri Almanya’da yaşayan göçmenlerin yerel seçimlerde oy kullanabilme hakkı oldu. Bu insanlar toplumun bir parçasıdırlar. Uzun yıllardır ekonomik ve sosyal olarak topluma katkıda bulunan bu insanlar, sadece politik alanda dışarıda kalıyorlar. Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca : „Biz Avrupa Birliği vatandaşı olmayıp süresiz oturumu olan insanlara yerel seçimlere katılma hakkı verilmesini talep ediyoruz.“ dedi. Eka von Kalbe ise konuyla ilgili olarak: “ Biz Koalisyon anlaşmasında eyaletimizdeki tüm insanların eşit şekilde seçimlere katılmalarını taahhüt ettik . Eyalet meclisindeki grubumuz şu anda yasayı nasıl değiştirmemiz gerektiği konusunda çalışıyorlar.“ diye konuştu.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu açısından gündeme getirilen bir diğer önemli konu ise eyaletimizdeki yabancı potansiyelinin yeterince kullanılamaması oldu. Bu kalifiye insanların, yetişmiş eleman ihtiyacının giderilmesinde bir aşama olabillirler .Uzun vadeli planlamalarla bu insanların toplumsal uyumları güvence altına alınabilir. Schleswig-Holstein Türk Toplumu, çocukluktan başlayıp okul eğitimine oradan meslek eğitimine kadar tüm aşamalarda bilgilendirme ve eşlik etme faaliyetleriyle çözüme katkı sağlamaya devam edecektir.
Eka von Kalben konuya şöyle katkıda bulundu: „Demografik değişimler, statüsü ve menşei ne olursa olsun tüm insanlarımızın iyi yetiştirilmesi için bizi zorlamaktadır. Ek olarak yeterince dil kursları düzenlenmeli, göçmen ve mültecilerin iş piyasasında eşit şanslara sahip olmaları sağlanmalıdır.“
Türkçe Almanya’da Almanca’dan sonra en fazla konuşulan dildir. Türkçe gerçeği kabul edilerek iki dilli kreşlerin desteklenmesinin ve okullardaTürkçe‘nin yabancı dil olarak okutulmasının zamanı gelmiştir.
Son zamanların en önemli sorunlarından biri de göçmen gençlerin işsizliğidir. Schleswig-Holstein Türk Toplumu’na göre eğitim sistemi, meslek eğitimi ve iş piyasasının ihtiyaçlarna uygun olmalı, genişletilmiş bilgilendirme ve eşlik etme faaliyetleriyle gençler ve aileleri desteklenmelidir.
Alman halkının beşte biri göçmen kökenlidir ve bu oran her geçen gün artmaktadır. Toplantıda Schleswig-Holstein Türk Toplumuna göre, göçmenlerin sorunlarının sadece seçim kampanyalarında değil günlük politik çalışmaların içinde ele alınmasının daha mantıklı bir yaklaşım olacağı vurgulandı.