Teröre hayır!

Schleswig-Holstein Türk Toplumu geçtiğimiz günlerde yaşadığımız vahşi ve insanlık dışı terör saldırılarını kınamaktadır. Bu saldırılarda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.

Sadece ailelerin ve yakınlarının değil, bütün ülkenin hissetiği bu acı, kelimelerle anlatılamayacak kadar büyüktür. Ve bu olay karşısında sessiz kalmakta mümkün değildir.

Her türlü insanlık ve ahlaki değerlerin dışında kalan bu saldırılar, tüm bölgedeki barışçıl, ekonomik ve demokratik gelişmelere bir kez daha darbe vurmuştur. Terör, tarih boyunca toplumları demokrasiye ve refaha eriştirecek bir yol olmamıştır ve olmayacaktır.

Bu duygularla, etnik köken ayrımı yapmaksızın tüm halkımızı sakin ve sabırlı olmaya davet ediyoruz. Özellikle yurt dışında yaşamakta olan vatandaşlarımızın kışkırtmalara karşı uyanık olmaları konusunda azami dikkat göstereceklerine inancımız tamdır.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu Oturum Konusundaki Değişiklikleri Destekliyor

Schleswig-Holstein Türk Toplumu Adalet, Eşitlik ve Uyum Bakanı Emil Schmallfuß´un oturum hakkı konusundaki değişikliklerle ilgili sözlerini tamamiyle desteklemektedir.

Bakanın haklı olarak talep ettiği gibi, uyumun gerçekleşmesi için sürekli oturum hakkı gereklidir. Bu değişiklik özellikle yıllarca Almanya’da yaşamış ve bu toplum için emek sarfetmiş insanların sürekli oturum hakkına sahip olmalarını sağlayacak.

Ne yazık ki, şimdiye kadar mevcut uygulamalar göçmenlerin topluma katılım isteklerini köreltti. Onların Almanya’daki geleceklerindeki bu belirsizlik, toplumsal uyumu daha da ileri zamanlara ertelemelerine neden oldu.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta ise, hukuki uyumda şartlar çok fazla zorlanmamalı ve yaşlı göçmenlere de eşit oturum hakkı verilmelidir.

SPD Popülizme Boyun Eğdi…

Almanya Türk Toplumu Yürütme Kurulu SPD Yönetimi´nin dışlama kararını geri almasına öfke ve endişeyle tepki gösterdi ve „Almanya-Türk´leri olarak mevcut SPD Yönetimi´ni kesin ve net olarak kınıyoruz.“ diyerek tepkisini dile getirdi.

„Sarrazin´in ırkçı açıklamaları, dışlama kararının iptali ile onaylanmış oldu. Sarrazin´in açıklamaları öncekilerden farklı olmadığı gibi, ortaya atmış olduğu tezleri daha da güçlendirmektedir. Bu açıklamayı yeterli bulan SPD Yönetimi kararı geri çekmiş ve Sarrazin´in partiden uzaklaştırmak istemediğini açıkca göstermiştir. Bu durum göstermiştir ki, SPD popülizm ve ırkçı görüşler karşısında boyun eğmiştir.

SPD, bu tutumu ile göçmen kökenli vatandaşlar arasında inandırıcılığını kaybetmiştir. Kaybetmiş olduğu güveni göstermelik yapacağı bir eylem ile tekrar kazanamayacaktır.“

Almanya Türk Toplumu Yürütme Kurulu yaptığı açıklamada: „Muhtemelen SPD Yönetimi toplumdan gelen haklı baskı karşısında onu başka bir göreve kaydıracaklardır.“

Almanya Türk Toplumu bütün SPD üyelerini, özellikle Türk kökenli üyelerini ve milletvekillerini bu durumu protesto etmeye davet ediyor.

Almanya Türk Toplumu Yürütme Kurulu:
Kenan Kolat, Hilmi Kaya Turan, Bahattin Kaya, Dr. Elif Cındık, Dr. Cebel Küçükkaraca, Hüseyin Yılmaz, Tayfun Çilingir, Deniz Güner, Ömer Köşkeroğlu

Schleswig-Holstein Türk Toplumu İskenderiye Saldısını anetledi

Schleswig-Holstein Türk Toplumu Mısır´ın İskenderiye kentinde Kiliseye karşı yapılan saldırıyı kınayarak, olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Schleswig-Holstein Türk Toplumu, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı dileyip, bu zor günlerde güçlü ve sabırlı olmaları gerektiğini belirtti.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu’ndan yapılan açıklamada, böyle bir nefretin ve tahammülsüzlüğün hiç bir dinde yeri olmadığı tekrar vurgulanarak “kimsenin böyle bir saldırı için geçerli bir mazereti olamaz.” denildi

Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Kücükkaraca: „Olaydan duyduğumuz üzüntü, saldırıya uğrayanların acılarını dindirmese de geride kalanların acılarını paylaşarak yalnız olmadıklarını göstermek istiyoruz. Böyle durumlarda tüm kalbimizle her zaman onlara destek olacağımızdan emin olsunlar.“

Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

Bugün, Atatürk’e “Başöğretmen” ünvanı verilişinin 82’nci ve öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmasının 30’uncu yılıdır.

24 Kasım Öğretmenler günü sizin gününüzdür!

Ulu önderin Cumhuriyeti emanet ettiği fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller öğretmenlerimizin fedakarca çalışmalarıyla yurdumuzu aydınlık geleceğe taşıyacaktır.
Bir milletin çağdaşlık seviyesine ulaşabilmesi , ancak eğitim ve öğretimin kaliteli ve bilimsel yöntemlerle yürütülebilmesiyle gerçekleşebilir. Eğitim sorunlarını çözmüş milletler , bilim,sanat, kültür, teknoloji ve ekonomik olarak gelişmişlerdir. Eğitime gereken önemi göstermeyen milletler ise başka milletlerin kölesi olmaktan kurtulamazlar. Uygarlaşmanın ve kalkınmanın asıl koşulu eğitim ve öğretimdir.
Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk; „Milletleri kurtaracak olanlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.“ diyerek medeniyet yarışında en önemli gücün öğretmenler olduğuna işaret etmiştir.
Eğitim çağındaki milyonlarca çocuğumuz ve onları geleceğe hazırlayan öğretmenlerimiz, Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş medeniyet hedefinin üzerine çıkmamızdaki en büyük güç kaynaklarımızdır.
Günlük yaşamınıza yerleşen, ağır bir sorumluluk getiren bu görevi fedakarca ve sevgi ile yaptığınız için sizlere saygımız her zaman büyüktür.
Özverili olarak çocuklarımıza daha iyi bir eğtim verme yolunuzdaki çabalarınızda önünüze çıkan engeller sizleri yıldırmamalı.
Çünkü onlar bizim çocuklarımız.
Bizler her zaman sizlerin yanınızdayız. Eğitim alanında sürdürdüğünüz tüm çalışmalarınıza, her alanda gelişmiş, öğrenme azmi ile çabalayan yetenekli nesiller yetiştirme gayretlerinizi gönülden destekliyoruz.

Başöğretmenimizin ve sevgi ve özverili çalışmalarla geleceğimizin teminatlarına rehberlik eden öğretmenlerimizin bu anlamlı gününü saygıyla kutluyoruz.

TGS-H Yönetim Kurulu adına

Dr. Cebel Küçükkaraca
Eyalet Başkanı

Mölln Katliyamının 18. Yılı

Onsekiz yıl önce Mölln’de üç Türk yakılarak öldürüldü. Üç masum insan erken yaşta hayattan koparılmış, aşırı sağcı şiddetin kurbanı olmuşlardır. Biz bu gün o kundaklama olayınada hayatını kaybedenleri anarken aynı zamanda mağdurların ailelerinin acılarını en deri duygularla paylaşıyoruz. Unutmalara ve unutturmalara karşı durmak bizim görevimizdir.
Yabancı düşmanlarını motive eden bu şiddet Almanyadaki pek çok insanı şoke etti. Politikanın dışlanma ve hoşgörüsüzlükle yeterince mücadele edemediğinin farkına vardı. Bunun yanında Almanya’dan modern uyum kavramının uzun zamandan beri kaçırılmış olduğu ortaya çıktı.
Ne yazık ki bugün aşırı sağcılığa ve ırkçılığa karşı gösterilen tutumun yeterli olmadığını anlamak zor değildir. Aşırı binlerce sağcı düzenli olarak sokakları rahatsız etmekle kalmıyor, aynı zamanda barış içinde birlikte yaşamayı güçleştiriyorlar. Hala aşiri sağcı partiler insanlık dışı ve anayasaya aykırı fikirlerini yaymak için ülke parlamentolarına seçiliyorlar. Bu acı gerçekler ne yazık ki Mölln gerçeğinden on sekiz yıl sonra bile gerçekliğini sürdürüyor.
Mölln’deki şiddet bugün ve yarınlar için bir ikazdır. Sadece dayanışma ve karşılıklı kabul aracılığıyla barış için ortak bir zeminde buluşabiliriz. 2000 yılında eski Cumhurbaşkanı Rau’nun söylediği sözler hala geçreliliğini korumaktadır. “Ben renkli, canlı, huzurlu ve dünyaya açık bir Almanya istiyorum. Bu buna ulaşmak için harcanan her çabaya değer. Aslolan bireyin kökeni değil, birlikte bir gelecek kazanmaktır.“
Biz sizleri 23 Aralık 2010 Salı günü düzenlenecek anma programına davet ediyoruz. Program saat 17:00’de Ditib Camiinde (Hauptstrasse 101) başlayacaktır. Ardından Arslan ailesi ziyaret edilecektir.