14.06.2009
Kültürümüzün vazgeçilmez ögesi anadilimiz Türkçe’nin öğrenimiyle ilgili Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamaları ve bu konuda neler yapılması gerektiğini anlatan Doğan Günay,şunları söyledi:
Bu tür toplantılarda genelde Türkçenin yozlaştığından, başka dillerin etkisinde kaldığından, dilimize giren yabancı sözcüklerin çokluğundan söz edilir. Dilimizdeki biçimbirim, sözcükbirim, sözdizim ya da anlamsal alandaki değişmelerden, isterseniz bozulma da diyebilirsiniz, söz etmek neredeyse gelenekselleşmiştir. Herkes, günlük yaşamda karşılaştığı farklı türden yanlışlıkları bir araya getirip, dilimizin ne denli bozulduğunu ayrıntılı olarak ortaya koyar.
Ancak önemli olan kişilerin konuşurken kullandıkları yabancı kelimelerden çok dilin kendi yapısının bozulup boyulmadığına dikkat etmek gerektiğini belirtti.
Daha sonra Prof.Dr. Doğan konuşmasında “Türkçe’nin anadil olarak dünya üzerinde en fazla konuşulan on dilden biri olduğunu, bunun yanında yapısı ve işleyişi bakımından çok düzgün ve ünlğler bakımından en zengin dünya dillerinden biri” olduğunu söyledi.
Türkçenin hak ettiği değeri kazanması için yapılması gereken önerilerini şöyle sıraladı:
1. “Nasıl İspanyol, İtalyan, İngiliz ya da Fransız dilleri dünyanın her yanında ilgili ülkelerce öğretilmeye çalışılıyorsa, bunun için ilgili ülkeler eline geçen fırsatları değerlendirip her yerde kültür merkezleri (Amerikan, İngiliz, İtalyan, Arap, Rus, Fransız vb.) ya da enstitüler (Goethe, Cervantes) açıyorsa, Türkçe için de Türkiye aynı yolu izlemek zorundadır.”
2. “Yukarıdaki Türk kültür merkezlerine ya da dünyanın başka yerlerinde okutulacak Türkçe dersleri için Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi bölümleri bir an önce açılmalıdır.”
3. “Türk dili ve kültürünü yurt dışında tanıtma konusunda, başka ülkelere Türkçe eğitim veren üniversitelerin de açılması düşünülmelidir. Türk Üniversitelerinden kendisine güvenen, yeterli alt yapısı olan Avrupa’nın değişik ülkelerinde (Almanya, Arnavutluk, Fransa, İngiltere) kampüsler açmalıdır.”
4. “Türk kültürünün önemli kaynaklarını kütüphanelerde hapsetmeyi ya da önemli bir mimari yapının kapısına kilit vurarak korumayı sonlandırmak gerekiyor. Günümüzde çocuklar üzerinde karşı konulamaz bir etkisi olan çizgi filmler konusunda Türk kültüründen yararlanmak doğru olur. Daha iyileri Türk söylencelerinden, Dede Korkut anlatılarından, Nasrettin Hoca fıkralarından, Keloğlan masallarından, Türk destanlarından yapılabilir.”
5. “Kendi ülkelerinde okunurluk oranı yüksek olan yazar ve gazetecilerin kısa ve uzun süreli ülkemize davet edilmesi de hem dilimiz hem de kültürümüz için önemli bir etkinliktir. Kültür bakanlığı Avrupa’da ve belki dünyanın değişik ülkelerinde tanınmış yazarları, şairleri, eleştirmenleri, gazete yazarlarını ve turizm konusunda kendi toplumuna yön verebilen yazanları ülkemizde ağırlamalıdır. Bu konaklama belki bir yıl sürmelidir. Gelen kişiye her türlü temel olanaklar sağlanmalıdır.”
Yoğun ilgiyle takip edilen konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkçeyi var olduğu durumda, sığ bir alanda korumaya çalışmak yerine; zenginleştirerek, konuşma alanını genişleterek, hiç Türkçe bilmeyenlere de Türkçe öğreterek korumak daha doğru bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Bir anlamda dilimizi dünya gündemine taşıyarak, varolan ya da olabilecek sorunlara birlikte çözüm getirmek daha sağlıklı görünmektedir. Türkçe’nin zenginleştirilmesi de; bilimden sanata, felsefeden uygulayıma (teknolojiye) kadar her alanda Türkçe’yi kullanmaktan geçer.”
02.06.2009
Kiel- 27 Mayıs 2009 Schleswig-Holstein Eyalet Parlamentosunda “Göçmenler ve Meslek eğitimi/meslek içi eğitim” hakkında bir panel düzenlendi.
Katılan kurumlar arasında Kiel Ticaret Odası (IHK zu Kiel), Arbeiterwohlfahrt (AWO), Deutsche Angestellten Akademie (DAA), Jobcenter Kiel, Bundesamt für Migranten und Flüchtlinge (BAMF) ve Schleswig-Holstein Türk Toplumu yer aldı. Panelde bir konuşma yapan Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca: “Gençlerimizin meslekdeki başarıları ailelerin desteğine bağlı. Dil başarının anahtarıdır ve dil eğitimi coçukluk döneminde başlamalıdır. Eğer meslek eğitimi ve meslek içi eğitim yapılmazsa, iş bulabilmek bir sorun, işte kalabilmek ayrı bir sorun” dedi. Oturum bu konuda sorun ve çözüm tartışmalarıyla noktalandı.
30.05.2009
Almanya Türk Toplumu ve Schleswig-Holstein Türk Toplumu, Almanya’daki çeşitliliği ve Almanyalı Türklerin yaşam zenginliğini göstermeyi hedefledikleri
“Almanyalı Türkler Uzun Gecesi”ni düzenliyorlar.
Bunun için sizleri 06 Haziran 2009 Cumartesi günü saat 18.00 ile 24.00 arası dernek merkezimizde ve Lübeck bürolarımızda gerçekleştireceğimiz Almayadaki Türk toplumunun geleneksel ve çağdaş sanat, edebiyat ve siyasi konularının ele alınacağı bu geceye davet ediyoruz.
Program:
18:00-18:15 Açıs konusması Dr. Cebel Küçükkaraca
18:15-18:30 Filiz Çelebi yönetiminde Folklor Gösterisi
18.30-19.00 Ahmet Karadeniz’den Eski bir halk masalı dinletisi
19:00-19:15 Turan Koç’tan siirler
“Yazacağım”, “Hans, sen beni tanımıyorsun”,
“Çok gördüm”
19:15-19:30 Anadolu’dan türküler, Aysel Atasoy – Fatma Bitek
19:30-19:45 “Istanbul” konulu kısa film ve Istanbul siirleri
Prof. Dr. Yahya Açıl
19:45-20:00 Oryantal dans gösterisi,
Alina Kochanowska
20:00-21:00 Ara
Anadolu mutfağından örnekler
21:00-21:30 Takı ve aksesuvar defilesi, Emine Bitek
21:30-21:45 “Kuaför” Kısa fılm, Ayhan Salar
21:45-22:00 Filiz Çelebi yönetiminde Folklor Gösterisi
22:00 Konser: Murat & friends
(Murat Müftüoğlu & Björn Schneider)
Toplantı Yerleri:
Schleswig-Holstein Türk Toplumu (Merkez)
Diedrichstr. 2, 24143 Kiel, Dr. Cebel Küçükkaraca
www.tgs-h.de
0431 – 76 114 / 115
Schleswig-Holstein Türk Toplumu (Lübeck Bürosu)
Holstenstrasse 13-15, 23552 Lübeck, Telat Yurtsever
www.tgs-h.de
0451 – 39 69 833
23.05.2009
7 Haziran Pazar günü Avrupa Parlemontosu seçimleri yapılacaktır.
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci içinde bulunması, Türk toplumunun Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini desteklemesi, göçmenlerin Avrupadaki geleceği, güçlü bir Avrupa birliğinin dünya ekonomisine ve demokratik gelişime de katkısı nedeniyle Avrupa Parlemontosu seçimlerin önemini vurgulayan Dr. Cebel Küçükkaraca oy kullanma hakkı olan tüm Türk kökenli Alman vatandaşlarını Pazar günü sandık başına gitmeye çağırıyor.
Demokratik hakların kullanılması aynı zamanda bir vatandaşlık görevi olup bu Demokratik Katılım, Birlikte Yaşama, Kültürlerarası uzlaşı ve Diyalog, İnsan haklarını korumada, Irkçılık ve Ayrımcılığa karşı Mücadelede en etkili yöntemlerden birisidir.
22.05.2009
Sizleri sigortalar hakkında düzenlediğimiz bilgilendirme toplantısına davet ediyoruz.
Nordias Sigorta Grubu’ndan gelen uzmanlar sigortalar hakkında sizlere bilgi vereceklerdir.
Sigortalarla ilgili her türlü sorularınıza cevap bulacağınız bu toplantıya katılımlarınızı
bekliyoruz.
Konuşmacılar: Nuray Palak ve Özcan Ömeroğlu
11.05.2009
Kültürümüzün vazgecilmez ögesi anadilimiz Türkce´nin ögrenimiyle ilgili Avrupa Birligi ülkelerindeki uygulamalari ve bu konuda neler yapilmasi gerektigini konunun uzmani bir ögretim üyesinden dinleme ve sorularimiza ceveplar alabilme olanagi bulacagimiz bu toplantiya hepinizi bekliyoruz.