20.02.2009
Seçim kampanyasının yanısıra çeşitli konulara değinecek olan Albig.
Örnegin:
– Birleşik okullar (Gemeinschaftsschulen): Reformların anlamı
– Göçmen dernek ve organizasyonlarının sorunları
– Emekli ve yaşlı göçmenlerin sorunları ve çözüm önerileri, verilen hizmet olanakları
Bu toplantı katılmak isteyen herkese açıktır.
07.12.2008
Schlewig-Holstein Türk Toplumu iki yıllık bir aradan sonra 06.12.2008 tarihinde yeni yönetimini seçti. Üye ve delegeler oy birliği ile eyalet başkanlığına tekrar Dr. Cebel Kücükkaraca’yı seçtiler ve böylece yapmış olduğu hizmetlerinden duydukları memnuniyetin bir ifadesi olarak vazifesini tastiklediler. Dr. Cebel Kücükkaraca konusmasında herkese bir çağrı yaparak “birlikte yaşamak, uyum ve bütünleşme için yapılan tüm çalışmaların, gücünden hiç bir şey kaybetmeden daha da genişletilmelidir. Zaman içinde artık doğru yolun bulunduğunu, fakat bu yolun birlikte ve sorumluluk içinde gidilmesi gereklidir. Bunun tüm taraflar için özel bir önem taşımaktadır. Kültürel çokluluğun toplumsal bir varlık, zenginlik olarak anlanşılması, bunun artık ekonomide de ölçülür bir etken olduğunu bugün görüyoruz. Bundan dolayı değisik kültürel öz çeşitliliği suni bir şekilde donanma yapıp sürüklememiz yerine, hepimizin aynı geminin insanları olarak, aynı rotayı izlememiz gereklidir” dedi .
Kurultayı Almanya Türk Toplumu’nun başkanı Kenan Kolat yönetti. Kenan Kolat Almanya’daki göçmenlerin durumu ile ilgili bir rapor sunarak, gerçek bir uyumun yalnız toplumu oluşturan tüm unsurların aynı kulvarda hareket edebilmesiyle gerçekleşebileceğini vurguladı. Bu amaç salt eşit hakların iştirak edilmesiyle ve eşit katılım olanaklarının sağlanmasıyla mümkün olduğunu söyledi. Kenan Kolat şöyle devam etti:
“Göçmenlerin kendilerini Almanya için kazançlı bir şekilde ifade edebilmeleri için eşit haklara sahip olmaları gerekli. Fakat edinilen yeni hakların aynı zamanda hükümlülük de getirdiğini herkes bilmeli. Toplumun bazı kesimlerinin talep ettiği asimilasyon baskısı, gizli bir şekilde mevcut olmasına karşın, tecrübelerden edindiğimiz gibi ters etki yaratıyor. Insanları ne kadar çok zorlarsak, o kadar çok bir karşı baskı oluşuyor. Yapılması gereken çoğunluğun birlikte yürütebileceği, sabırla sunulan adil öneriler, zira farklı insanların kaynaşması zaman istiyor.”
Entegrasyon kelimesinden daha cok “katılım (Partizipation)” terimini tercih ediyorum, zira “katılım” kelimesi daha eşit bir düzeyi çağrıstırıyor. Bu bağlamda “empati” de çok önemli. Kendimizi anlatmak istiyorsak, karşı tarafın nedenlerini ve duygularını anlamamız gerekli. Anlamamız gerekli – kabul etmemiz sart değil.”
Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun yeni yürütme kuruluna, başkan yardımcısı olarak şu üyeler seçildi: Gürsel Ayan, Sadık Dumlu, Aydan Gökkaya ve Detlef Prahl. Saymanlık görevine Mustafa Erdoğan getirildi, yazmanlık sorumluluğu artık Nesimi Temel’e ait. Ayrıca yönetim kurulunda artık şu üyeler bulunacak: Ayhan Şimsek, Aysun Güneş, Emine Bitek, Harun Kahveci, İlhan Işözen, Münevver Çelebi, Sinem Tunç ve Tufan Kıroğlu. Bu kuruldaki yedek üyeler ise Necla Özdemir ve Sevgi Özçakır. Enver Şahin, Cengiz Ulus ve Ihsan Kasımoğlu yeni mali denetim kurulunu oluşturdu.
23.11.2008
Katledilişinin 16. yıldönümünde,
Kiel`de Uğur MUMCU`yu Anma Toplantısı
Bombalı suikast sonucu 24 Ocak 1993`te yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu`yu, ölümünün 16. yılında anıyoruz. Mumcu için düzenlenen anma etkinliklerine tüm Dernek ve Sivil Toplum Kurulusları, ve siz değerli Vatandaşlarımızı davet ediyoruz..
“Ben Atatürkçüyüm. Ben Cumhuriyetçiyim.,Ben laikim. Ben anti-emperyalistim. Ben bağımsız Türkiye’den yanayım. Ben özgürlükçüyüm. Ben insan hakları savunucusuyum. Ben terörün karşısındayım. Ben, yobazların, hırsızların,vurguncuların,
çıkarcıların düşmanıyım. Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır.” Uğur MUMCU
22.06.2008
Hafta sonunda Berlin’de yapılan Almanya Türk Toplumu (ATT) 7. Genel Kurulu’nda yeni yönetim kurulu seçildi. Başkan Kenan Kolat, ikinci bir görev süreci için karşı aday olmaksızın tekrar seçildi. Schleswig-Holstein Eyalet Başkanı ve Almanya Türk Toplumu başkan yardımcısı Dr. Cebel Küçükkaraca bu görevinde tekrar onaylandı.
Seçimlerden sonra bir açıklama yapan Dr. Cebel Küçükkaraca, önümüzdeki çalışma döneminde de uyum ve göçmenleri teşvik etmekte ortaya çıkan sorunları ortadan kaldırabilmek için şimdiye kadar başvurulan çözüm yollarını geliştirerek hayata geçirmeye devam edeceklerini belirtti. Dr. Küçükkaraca: “Umarım, toplumun kaynaşmasını ilerletmek için, toplumsal olaylara insanlarımızın katılımını ve kurum ve kuruluşlar arasındaki ağı pekiştiririz ve bununla ilgili gerekli desteği alabiliriz” dedi.
Dr. Küçükkaraca`nın yanısıra Göksel Böttcher de yeniden genişletilmiş yönetim kurulu üyesi olarak seçildi. Dr. Cebel Küçükkaraca “Yönetim kurulu seçimlerinin sonucunun, eyalet çapında yürütülen başarılı çalışmalara bir işaret olduğunu” sözlerine ekledi.
24.12.2007
Almanya’da müslümanların kutsal günlerinden biri olan Kurban bayramı esnasında verilen mesajlar, bu ülkede müslümanlara yönelik zaten varolan önyargıları beslerken, müslümanları dışlıyor ve rencide ediyor.
Almanya Türk Toplumu Genel Başkan Yardımcısı Şeref Erkayhan, Alman 1. televizyon kanalı ARD’de 23.12.2007 tarihinde, saat 20:15’te yayınlanan “Tatort” adlı polisiye dizisinin bu bölümünde Alevilere yönelik ön yargıları körüklediğini belirterek, ARD ve diziyi hazırlayan Kuzey Almanya Televizyon ve Radyo Kurumu NDR’yi, Almanya’da yaşayan farklı inanç gruplarından olan insanların duygularını dikkate alan programlar yapmaya çağırdı.
Almanya Türk Toplumu (TGD), Alevilere yönelik ön yargıları körüklediği gerekçesiyle Alman 1. televizyon kanalı ARD’de dün akşam yayınlanan “Tatort” adlı polisiye dizisinin bu bölümünü sert bir dille eleştirdi.
Erkayhan, “Wem Ehre gebührt” (Namusuna layık olmak) adlı bölümle ilgili olarak, şunları kaydetti:
“8 milyon izleyiciye ulaşan bir yapım olan Tatort dizisinde, bu konunun bu denli ön yargılara dayanarak işlenmesi, ARD ve NDR’nin uyum konusundaki samimiyetsizliğini göstermektedir. Kamuya ait olan ARD ve NDR, uyum konusunda, sorumluluklarının bilincinde programlar yapmalılar, toplumun her kesimine birleştirici mesajlar göndermelidirler. ARD ve NDR’nin bu diziyle 8 milyon insana gönderdiği bu çarpık mesaj, ancak bundan sonraki yapımlarda konuya gösterilecek özenle düzeltilebilir. Kamuya ait televizyonlar, bu gibi hataların bir daha gerçekleşmemesi için farklı inanç gruplarından oluşan uzmanların yer aldığı danışmanlar grubu kurmalı ve buna benzer yapımlar öncesi fikir almalıdırlar. Bu gibi dizilerde rol alan sanatçılarımızın da, farklı inanç gruplarının hassas olduğu noktaları dikkate almaları etkili olacaktır.”
Hamburg kentindeki NDR binası önünde de dün toplanan bir grup Alevi, dizinin dünkü bölümünün yayına sokulmaması yönünde protesto gösterisi yapmıştı. Tatort’un “Wem Ehre gebührt” isimli bölümünde Alevi babası tarafından tecavüze uğrayan bir kız çocuğu eniştesine sığınıyor ve onun etkisiyle başörtüsü takıyor.
Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble’yi de Müslümanlar üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçlarını çarpıtarak açıklama yapmakla eleştiren Erkayhan, şunları kaydetti:
“Kurban Bayramı’nın ilk gününde Schaeuble’den bayram kutlama mesajı bekleyen Müslümanlar, Schaeuble’nin, Almanya’daki Müslümanlarla ilgili bir araştırmanın sonuçlarını içeriğinden farklı, neredeyse çarpıtarak vermesiyle sarsıldılar. Araştırma sonuçlarının yanlış yorumlanması, Müslümanları adeta demokrasi karşıtı ve İslamiyet’i de adeta bir sorun haline getirmektedir.”
Erkayhan, bu gelişmelerin Kurban Bayramı zamanında olmasının, ülkede yaşayan Müslümanların kültürlerine değer verilmediğini ve saygı gösterilmediğini gözler önüne serdiğini kaydetti.
Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, araştırmanın ön sözünde “ciddiye alınması gereken bir İslamcı radikalleşme potansiyelinin mevcut olduğuna” dikkati çekmiş, ancak radikalleşmenin ve demokrasiye karşı çıkan Müslüman olmayan insanlar arasında da bu oranın yüksek olduğuna değinmediği gerekçesiyle eleştirilmişti.
17.11.2007
Mölln kentinde 15 yıl önce 23 Kasım 1992 tarihinde neo nazi iki genç tarafından kundaklanan evde yakılarak hayatlarını kaybeden Yeliz Arslan, Ayşe Yılmaz ve Bahide Arslan 23 Kasım 2007’de olay yerinde bir dizi etkinliğin yeraldığı kapsamlı bir program çerçevesinde anılıyor.
Ölen vatandaşlarımızın anısına yapılacak ilk tören saat 11.00`de yakılan evin önüne (Mühlenstr. 9) Almanya Merkez Yahudiler Konseyi Genel Sekreteri Stefan Kramer, Almanya Türk Toplumu Başkanı Kenan Kolat tarafından çelenk konularak başlayacaktır. Bu törende Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı, TGD ve TGS-H yönetim kurulundan bir çok üye de hazır bulunacaktır.
Dini tören DITIB Fatih Sultan Mehmet Camii`de (Hauptstr. 10) saat 16. 20 – 17.30 de yapılacaktır.
Saat 17.20 -19.30 arasında Hotel Quellenhof`ta yapılacak törende Almanya Perlementosu ikinci Başkanı, T.C Hamburg Başkonsolosu, TGD Genel Başkanı, Mölln Belediye Başkanı ve Diğer kuruluşların ve kiliselerin temsilcileri birer konuşma yapacaktır.
Saat 20.00 sıralarında yakılan evin önüne (Mühlenstr. 9 ) gidilecek ve diğer kurum ve kuruluşlarca çelenk bırakılacaktır.
Bu yılki anma etkinliklerinde orada olmalı ve ırkçılığa, ayırımılığa ve yabancı düşmanlığına karşı mücadele azmimizi göstermek, yeni “Mölln” olaylarının olmasını önlemek amacıyla yapılacak çalışmalarda her türlü işbirliğine açık olduğumuzu kuvvetle teyid etme isteğimizi ortaya koymalıyız.
Mölln`de görüşmek üzere dostça selamlar
Dr. Cebel Küçükkaraca
TGS-H Eyalet Başkanı