08.06.2010
06 Haziran 2010 tarihinde Schleswig-Holstein Türk Toplumu dernek binasında Muhsin Omurca, “Cennete Bir Iki” adlı oyununu sergiledi. Pazar günü saat 19:30’da gerçekleştirilen oyunda, Türk ve Alman Toplumu arasındaki kültürel farklılıklarla insanlarımızın yaşamı mizahi bir dille anlatılıyor.
Oyunun içeriği; isminden de anlaşılacağı gibi, Türklerin Urfa’da oluşturduğu, yenmesi yasaklanan Elmayı yiyerek üremeyi sağlayan Adem ile Havva’nın hikayesiyle başlıyor.
Kendi yazdığı kabareyi oynayan kabare oyuncusu ve karikatürist Muhsin Omurca, 1979 yılından beri Almanya’da yaşıyor. Sahne arkasındayken birden kendini sahnede bulan ve ilk Almanca Kabaresi Knobi-Bonbon’u kuran Omurca, 1959 Bursa doğumlu. Esas mesleği karikatürist. Die Zeit, TAZ, Die Woche, Südwest-Presse, Wochenschau, Süddeutsche Allgemeine gibi Alman gazetelerinde karikatür çiziyor. Karikatür dalında birçok ödülü var. 1990’da Japonya’da, 1993’de İtalya’da, 1996 ve 1997 yıllarında Türkiye’de, 1997’de Kuzey Kore’de, 1999’da yine İtalya’da birçok ödüller almış. Yazdığı ve oynadığı oyun “Tagebuch eines Skinheads in İstanbul” (İstanbul’da bir dazlak’ın günlüğü), 1999 yılında Almanya’da Özel Kabare Ödülü’nü almış.
Konusu kısaca şöyle: Almanya’da bir mahalleyi yakan Skinhead (dazlak) Hansi, önyargılarından kurtulması için Dr. Botho ve tercümanı Ali eşliğinde dört haftalığına İstanbul’a gönderilir. Omurca, yazdığı ve tek başına oynadığı bu oyunu, kendi çizdiği karikatürlerle bezemiş ve seyirciye bir karton film anlatır gibi aktarıyor. Ancak burada esas mesleği olan karikatüristliği büyük bir rol oynuyor. Çünkü, sanatçı yarattığı tiplemeleri sadece oynamıyor; adeta sahnede tiplemelerin karikatürünü çiziyor. Kısaca iki saat boyunca yazdığını oynayan bir kabare sanatçısı değil de; yazdıklarını sahnede çizerek oynayan bir kabare-karikatürist izliyorsunuz.
(www.tiyatronline.com/ysahnetozu76.htm)
06.06.2010
TÂLİPLER
“Tâlipler”, değerli saz ustası Tâlip Özkan’a duyulan bağlılık ve saygının bir sunumu olarak bir araya gelen dört müzisyenin, onun geleneğe bağlı ve aynı zamanda canlı tarzını yaŞatmalarıdır.
Bağlama ailesinin çalgıları, çok çeŞitli çalıŞ teknikleri ve geleneksel Şanı ile Tâlipler, Türk-Anadolu Halk müziğinin zengin repertuarından eski hazineleri sunuyorlar.
Emre Gültekin’in müzik eğitimi erken yaŞlarda besteci ve Şair olan babası Lütfü Gültekin’in yanında baŞladı ve zamanla Tâlip Özkan, Hasret Gültekin ve Mustafa Karaceper gibi ustalarla zenginleŞti. Bağlamada, ona Malick Pathe Sow ve Goran Bregovic gibi uluslararası üne sahip sanatçılarla birlikte çok sayıda projede çalıŞmayı sağlayan, incelikli bir çalıŞ tarzı geliŞtirmeyi baŞardı.
Malte ve Benjamin Stueck kardeŞler ve Nilgün Aksoy, Tâlip Özkan’ın yanında beŞ yıllık eğitimlerini bitirmeden önce Rotterdam Konservatuarında Türk müziği öğrenimi gördüler. Almanya’daki müzikal bağlantılarının yanı sıra ustaları ile konser verip Mahmut Demir Müzik Topluluğu ile birlikte Fransa ve Meksika;da festivallere katıldılar.
Nilgün Aksoy: Åžan, Perküsyon, Cura
Emre Gültekin: Divan Saz, Åželpe, Tanbur, Åžan
Malte Stueck: Bağlama, Cura
Benjamin Stueck: Uzun Sap, Åželpe
06.06.2010
Almanya Türk Toplumu’nun bir organizasyonu olarak Tüm üye dernekler tarafında aynı anda kutlanılan bu gece kapsaminda Schleswig-Holstein Türk Toplumunda kapsamlı bir program düzenlendi.
Saat 18:00’de Takı kursuna katılan kadınlar tarafından bir sene boyunca yapılan çalışmalardan oluşan Takı sergisinin açılmasının ardından 19:00’da Başkan Cebel Küçükkaraca’nın açış konuşmasıyla program başladı.
Gecenin ana konusu olarak belirlenen “Çokdillik” hakkında Dilblimci Reyhan Kuyumcu bilgiler verdi. Özellikle çocukların iki dilli yetişmelerinde anne-babaların çok önemli rolü olduğunu vurgulayan Kuyumcu, “Çocuk dil öğrenirken öncelikle ihtiyacı olan kelimeleri, ilgi duyduğu kelimeleri ve sık duyduğu kelimeleri öğrenir. Bunun için çcuğunuzla bo bol konuşun, masal ve hikaye okuyun” dedi.
Sunumun ardından dinleyicilerin soruları cevaplandırıldı.
Ardından Peter Bahnsen türk müziğinin tanınmış örneklerinin Almanca versiyonlarını seslendirdi. Büyük beğeni toplayan mini konserin ardından Kiel’de yaşayan Şair Hasan Özses Almanca ve Türkçe şiirlerden oluşan bir dinleti sundu.
Verilen yemek arasından sonra derneğimizin Oryantal dans kursuna katılan bayanlar tarafından öğretmenleri Alina Kochanowska yönetiminde sundukları dans gösterisiyle katılanlara eğlenceli anlar yaşattılar.
Gecenin finali Grup Talipler tarafından yapıldı. Geleneksel Anadolu Müziğinin seçkin örneklerinden oluşan eserlerden oluşan konser katılımcıların büyük beğenisini topladı. Geç saatlere kadar süren konserin ardından gece sona erdi.
30.05.2010
Kiel’de düzenlenen meslek eğitimi hakkında bilgilendirme toplantısında kriz ve işsizliğe rağmen bir çok işyerinin vasıflı eleman bulunamadığı için boş kaldığını belirten konuşmacılar, “Meslek öğrenen geleceğini garanti altına alır” dediler.
Kiel Ticaret Odası ve Schleswig-Holstein Türk Toplumu (TGS-H) tarafından düzenlenen toplantıda mesklek eğitimi uzmanları gençlere,”Geleceğinizi garanti altına almak için mutlaka meslek öğrenin” çağrısında bulundular. IHK Meslek Eğitim Bölümü Şefi Başkanı Hans Joachim Beckers, Philipp Schulz (IHK Kiel Göçmen Işyerlerinde Meslek Eğitimi Projesi Müdürü), Klaus Ziemann (Kiel meslek belirleme danışmanı), Peter Krauß (Kiel Iş ve Işçi Bulma Kurumu 25 Yaş altı Meslek Danışmanlığı Müdürü) ve Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca’nın konuşmacı olarak katıldığı toplantıyı çok sayıda genç ilgiyle takip etti.
Hans Joachim Beckers konuşmasında, “Sizler iki dil ve kültür vasıflarınızla ekonomi için çok değerlisiniz. Ancak bu vasıflarınızı meslek eğitimiyle birleştirmediğiniz zaman iş piyasasında sadece vasıfsız işçi statüsünde kalırsınız. Alman meslek eğitim sistemi, diplomanız iyi olmasa bile sizlere meslek öğrenme imkanı tanıyor. Bunu mutlaka değerlendirin. Yüksek işsizliğe rağmen, bir çok şirket vasıflı eleman sıkıntısı çekiyor. Sadece üç yıl harcayarak öğreneceğiniz bir meslek tüm yaşamınızı olumlu etkiler, garanti altına alır. Meslek öğrenmek için mutlaka tüm imkanlarınızı zorlayın” dedi.
Dr.Cebel Küçükkaraca, istatistiklere göre işsizlerin büyük çoğunluğunu mesleksizlerin oluşturduğuna dikkat çekerek, TGS-H’nin çeşitli meslek eğitim projeleriyle hem gençleri hem de velileri meslek eğitiminin önemi hakkında aydınlatmayaçalıştığını söyledi. Küçükkaraca, gençlerin TGS-H’nin Diedrichstrasse 2 24143 Kiel adresindeki merkeze veya 0431- 76 114 numaralı telefonuna başvurarak ücretsiz danşma hizmetinden faydalanabileceklerini söyledi.
Fevzi Tanriverdi
(Hürriyet 30.05.2010)
25.05.2010
Schleswig-Holstein (S-H) Eyaleti’nin Başkenti Kiel, ressam Dr. Tevfik Şenocak’ın “Renkli Veda-Bunter Abschied” başlıklı resim sergisine ev sahipliği yaptı. Kiel Asliye Mahkemesi ve S-H Türk Toplumu’nun (TGS-H) organizesinde gerçekleştirilen sergi, Kiel Asliye Mahkemesi salonunda sergilendi. Dr. Şenocak’ın resimlerinde Almanya’ya işçi göçünü de konu aldığını ifade eden TGS-H Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca,”Bu resimlerde insanların ruh halleri ön planda tutulmaktadır. Bazı resimler bizlerin ailemizi, arkadaşlarımızı ve yakınlarımızı birer organ gibi, vücudumuzun uzuvlarıyla bütünleştirip, onların bir parçasını nasıl üzerimizde taşıdığımızı en iyi şekilde yansıtmaktadır” dedi.
Bu değerleri Schleswig-Holstein Türk Toplumu’da desteklemektedir. TGS-H’nın ilkesi genç kuşaklara eğitim ve iş yeri imkanı oluşturabilmektir. Bu ilke insanların toplumsal yaşamda rol alabilmesi, yeni yurt edindikleri bu güzel ülkede insani ilişkilerin oluşturulabilmesi ve sevgi bağlarının kurulabilmesi için adeta vazgeçilmez bir önkoşuludur.
Olumlu eleştirilerin ardından, Tevfik Şenocak’ı etkileyen sevgi itibariyle, en güzel dileklerini ileten Dr. Cebel Küçükkaraca ayrıca Kiel Eyalet Mahkemesinede teşekkürlerini iletti.