15.02.2013
Schleswig-Holstein Türk Toplumu 14 Şubat Perşembe günü Yeşiller Partisi Eyalet Meclisi Grup Başkanı Eka von Kalben’i Kiel’deki merkez bürosunda ağırladı. Bu buluşmada genel seçimler öncesinde göçmenlerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekildi.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkaraca toplantının başında şunları söyledi: „Göçmenlerin politik ve toplumsal hayata katılımını sağlayacak çalışmalar sürdürülmelidir. Gençlerin politikada ve özellikle karar alma süreçlerinde yer almaları zorunludur. Ama ne yazık ki bu katılımın önünde bir takım engeller bulunmaktadır. Örneğin seçme zorunluluğu modeli. Almanya’da doğup doğuştan Alman vatandaşı olan yabancı ailelerin çocukları, 23 yaşına kadar iki vatandaşlıktan birini seçmek mecburiyetindeler. Küçükkaraca sözlerine şöyle devam etti: „23 yaşına kadar politikanın içinde aktif olarak yer alan gençler diğer vatandaşlığı seçtiklerinde birden bire bu haklarını kaybediyorlar. Bu anlaşılır bir durum değildir. Bir an önce bu seçme zorunluluğu modelinden geri dönülmelidir.“
Eka von Kalben ise şu sözleriyle Türk toplumuyla aynı görüşte olduğunu belirtti: „Seçimlerden sonra seçme zorunluluğunun kaldırılması için meclise öneri vereceğiz. Biz kimsenin kökenleriyle bağlarını koparmaya zorlanmasını istemiyoruz.“
Ele alınan bir diğer konu, Avrupa Birliği vatandaşı olmayan ve uzun zamandan beri Almanya’da yaşayan göçmenlerin yerel seçimlerde oy kullanabilme hakkı oldu. Bu insanlar toplumun bir parçasıdırlar. Uzun yıllardır ekonomik ve sosyal olarak topluma katkıda bulunan bu insanlar, sadece politik alanda dışarıda kalıyorlar. Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca : „Biz Avrupa Birliği vatandaşı olmayıp süresiz oturumu olan insanlara yerel seçimlere katılma hakkı verilmesini talep ediyoruz.“ dedi. Eka von Kalbe ise konuyla ilgili olarak: “ Biz Koalisyon anlaşmasında eyaletimizdeki tüm insanların eşit şekilde seçimlere katılmalarını taahhüt ettik . Eyalet meclisindeki grubumuz şu anda yasayı nasıl değiştirmemiz gerektiği konusunda çalışıyorlar.“ diye konuştu.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu açısından gündeme getirilen bir diğer önemli konu ise eyaletimizdeki yabancı potansiyelinin yeterince kullanılamaması oldu. Bu kalifiye insanların, yetişmiş eleman ihtiyacının giderilmesinde bir aşama olabillirler .Uzun vadeli planlamalarla bu insanların toplumsal uyumları güvence altına alınabilir. Schleswig-Holstein Türk Toplumu, çocukluktan başlayıp okul eğitimine oradan meslek eğitimine kadar tüm aşamalarda bilgilendirme ve eşlik etme faaliyetleriyle çözüme katkı sağlamaya devam edecektir.
Eka von Kalben konuya şöyle katkıda bulundu: „Demografik değişimler, statüsü ve menşei ne olursa olsun tüm insanlarımızın iyi yetiştirilmesi için bizi zorlamaktadır. Ek olarak yeterince dil kursları düzenlenmeli, göçmen ve mültecilerin iş piyasasında eşit şanslara sahip olmaları sağlanmalıdır.“
Türkçe Almanya’da Almanca’dan sonra en fazla konuşulan dildir. Türkçe gerçeği kabul edilerek iki dilli kreşlerin desteklenmesinin ve okullardaTürkçe‘nin yabancı dil olarak okutulmasının zamanı gelmiştir.
Son zamanların en önemli sorunlarından biri de göçmen gençlerin işsizliğidir. Schleswig-Holstein Türk Toplumu’na göre eğitim sistemi, meslek eğitimi ve iş piyasasının ihtiyaçlarna uygun olmalı, genişletilmiş bilgilendirme ve eşlik etme faaliyetleriyle gençler ve aileleri desteklenmelidir.
Alman halkının beşte biri göçmen kökenlidir ve bu oran her geçen gün artmaktadır. Toplantıda Schleswig-Holstein Türk Toplumuna göre, göçmenlerin sorunlarının sadece seçim kampanyalarında değil günlük politik çalışmaların içinde ele alınmasının daha mantıklı bir yaklaşım olacağı vurgulandı.
08.02.2013
„Nasıl Bir Okul?“ başlığı altında „Doğru Okulu Nasıl Bulurum?“ konulu bilgilendirme toplantısı, 7 Şubat 2013 tarihinde Schleswig-Holstein Türk Toplumu Lübeck Şubesi‘nde yapıldı.
Her yıl çok sayıda genç, bu zor kararla karşı karşıya kalıyor. Uzun vadede hangi okul onlara akademik kariyer ya da iyi bir meslek eğitimi kazandırır? Düzenlenen bu bilgilendirme toplantısına katılan çok sayıda öğreci ve velilere, Lübeck’teki okullar ve eğitim imkanları hakkında bilgilendirildiler.
AIM proje müdürü Hakan Demirok, toplantıya katılanlara Lübeck ve çevresindeki okullar ve bu okulların eğitim imkanları hakkında ayrıntılı bilgiler verdi. Katılımcılar, hangi okulun kendi yetenek ve becerilerine uygun olduğu konusunda fikir sahibi oldular. Toplantıda öğrenciler hangi okulu seçerlerse seçsinler, yüksek öğretim kurumlarına giden yol konusunda aydınlatıldı. Bölge ve birleşik okulların lise diplomaları vermeseler dahi, meslek eğitimi için yeterli belgeyi ve lise eğitimine devam etme imkanını sağladıkları anlatıldı. Orta okul ve meslek eğitiminden sonra yüksek eğitime doğru çok fazla yol olduğu belirtilen toplantıda, bu imkanlar tek tek ayrıntılı bir şekilde anlatıldı.
Konuyla ilgili olarak çocukların istek ve yeteneklerine göre desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca: „ Başarının anahtarı eğitimdir. Bu nedenle erken çocukluk döneminden başlayarak okul dönemlerinde çocukların desteklenmesinin ve böylece eğitim ortamından uzak kalmış velilerin çocuklarına ve tüm çocuklara eğitim alnında gelişim ve fırsat eşitliği sağlanmasının büyük önemi vardır.“ dedi.
Toplantının sonunda katılımcılar, konuyla ve kendi özel durumlarıyla ilgili sorular yönelttiler. Türkçe ve Almanca gerçekleştirilen bu bilgilendirme toplantısında dil zorluğu çeken veliler, Alman eğitim sistemi ve okul şekilleri konusunda bilgi sahibi oldular. Bu tür bilgilendirme toplantılarının toplumsal yaşama eşit katılımı kolaylaştırdığını belirten katılımcılar, benzer bilgilendirme toplantılarının yapılmasını da istediler.
08.02.2013
Almanya‘da doğan yabancıların çocukları, ebeveynlerinin vatandaşlıkları yanında Alman vatandaşlığı da elde ediyorlar. Fakat 18 ile 23 yaşları arasında iki vatandaşlıktan birini tercih etmek zorundalar. Alman vatandaşlığını seçen bu genç insanlar, 23 yaşının sonuna kadar sahip oldukları diğer vatandaşlıktan ayrıldıklarını belgeleyecekler.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun seçme modeli ile ilgili bu zamana kadar ki tecrübeleri ışığındaki görüşü, süregelen uygulamanın bir an önce kaldırılması gerektiğidir.
Devam eden uygulamalara karşın yasadan etkilenenlerin %50’den fazlası çifte vatandaşlıklarını sürdürmektedir. Şöyle ki, Avrupa Birliği ülkelerinden gelen göçmenlere kendi vatandaşlıklarının yanında Alman vatandaşlığı almalarına izin verilmiştir. Burada şöyle bir sorun ortaya çıkıyor. Çifte vatandaşlık konusunda göçmenlerin çoğuna müsade edilirken bir kısım göçmenlerin bu haklarının yasaklanmasının gerçek, tarafsız ve hukuki nedenleri nereden kaynaklanmaktadır? Sadece eşitlik ilkesini ihlal eden bu anayasal yasaklama bile seçme zorunluluğu yasasının sorgulanması için yeterlidir. Çelişki, üçüncü ülke vatandaşlarının Avrupa Birliği vatandaşları gibi tam bir Alman vatandaşı değil, belirli bir süre Alman vatandaşı olmalarındadır. Demokratik Partiler açısından seçme modeli, devlet ve seçmenler arasında gittikçe büyüyen bir sorun oluşturacak gibi görünüyor. 23 yaşına kadar Almanya’nın siyasi yaşamında aktif rol alan genç yetişkinler, ansızın yasaklı duruma düşecekler.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca konuyla ilgili olarak şunları söyledi: „Çifte vatandaşlık gençlerin olumlu kimlik oluşturmalarını, iyi vatandaş olmalarını engellemez. Gençler gerçek kimliklerini Alman ve yabancı kültür arasında gizlemezler. Onlar kendilerini içinde büyüdükleri her iki kültüre de ait hissediyorlar. Seçme modeliyle gençleri bir vatandaşlığı tercihe zorlamanın, onları Alman hak ve sorumluluklarına sahip yabancı yapmaktan başka ne bireysel ne de toplumsal getirisi vardır.“
Bu yasadan etkilenlerin sayısı gitttikçe artmaktadır. 2000 yılından itibaren Almanya’da doğan yabancı ailelerin çocukları doğuştan Alman vatandaşı olmaktadır. 2018’de de bu yasadan etkilenenlerin sayısının en üst seviyeye çıkması beklenmektedir. Bu nedenle bu tarihten önce seçme zorunluluğu modelinin kaldırılması için tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu
Diedrichstraße 2, 24143 Kiel
Tel.: 0431/ 76 114/15 veya Tel.: 0431/ 364 1722/23
E-Mail: info@tgs-h.de
Basın ve Halkla İlişkiler
28.01.2013
Schleswig-Holstein Türk Toplumu 27 Ocak 2013 Pazar günü Kiel Edebiyat Evi’yle birlikte kahvaltılı bir okuma günü düzenledi. Okuma gününe Almanya’da yaşayan Türk yazarlardan Sami Özkara davet edildi. Okuma gününe Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca ve Kiel Edebiyat Evi Müdürü Dr. Wolfgang Sandfuchs’un yanısıra çok sayıda Türk ve Alman edebiyat sever katıldı.
Birlikte yapılan kahvaltının ardından okuma etkinliğine geçildi. Toplantının açış konuşması Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkarca tarafından yapıldı. Küçükkaraca „Okuma günümüze katılan tüm dostlarla bir arada olmak çok güzel bir duygu. Bizler artık bu toplumun bir parçasıyız. Bu toplantıda bunun en güzel örneğidir. Uzun yıllar önce Almanya’ya yerleşmiş olan bir Türk göçmen, Alman edebiyatının bir parçası olarak bugün karşımızda. Bu, misafir işçilikten vatandaşlığa uzanan serüvenin nerelere ulaştığının göstergesidir. Bu güzel duygularımıza ortak olduğunuz için hepinize teşekkür ediyorum“ dedi. Ardından Sami Özkara‘nın yaşam hikayesini kısaca anlatan Küçükkaraca sözü yazara bıraktı.
Sami Özkara böyle bir toplulukla bir arada bulunmakta olmaktan duyduğu menuniyeti dile getirdikten sonra bu buluşmanın gerçekleşmesine katkılarınadan dolayı emeği geçenlere teşekkür etti. Ardından da son romanı olan „Arda“dan bölümler okudu. Uzun süre okumada zorluk çektiği için kitabın bir bölümü de yazarımızın eşi tarafından okundu.
Sami Özkara üçüncü romanı Arda’da Türkiye’deki ailesini 1966 yılında bırakarak Almanya’da özgür bir yaşam sürmek isteyen genç bir adamın yaşamını anlatıyor.Bu öyküde Ardanın içinde yaşadığı haksız toplumsal baskı ve muhafazarkar bir ailede yaşamanın getirdiği büyük zorluklar dile getiriliyor.
Arda, ilkokulu bitirdikten sonra ailesinin izni olmadan ortaokula kayıt yaptırır. Burada Almanca’yı yabancı dil olarak seçer. Liseye devam etmesi ailesi tarafından engellenince bavulunu topladığı gibi ortadan kaybolur. Önce bir tekstil atölyesinde ardından Almanya ile ilişkisi olan üç değişik fabrikada iş bulur. İlk kez buralarda Alman dili ve kültürüyle tanışmış olur. Daha sonra ailesi onu bulup amcasının kızı ile evlendirmek isteyince ailesine sırtını dönüp Almanya’ya gitmeye karar verir. Arda’nın yardımına daha önce tekstil fabrikasında çalışan arkadaşı yetişir. Herşeyini geride bırakarak 26 Temmuz 1966’da Almanya’ya gelir. Orta okulda öğrendiği Almanca onun hayatının bu döneminde en büyük yardımcısı olur.
Bu roman, bir göçmen Türk’ün iş ve özel hayatından hareketle Türk kökenli misafir işçilerin Almanya’daki yaşam serüvenlerini gözler önüne sermektedir. Ayrıca her iki toplumun sosyo-kültürel yapısı ve Alman duyarlılığı ile Türk eğlence anlayışı arasında karşılaştırmalı değerli bilgiler vermektedir.
Toplantının sonunda yazar Sami Özkara, okuduğu roman ve kendisiyle ilgili olarak katılımcıların yönlendirdikleri sorularını cevaplandırdı ve kitaplarını imzaladı.
17.01.2013
Schleswig-Holstein Türk Toplumu tarafından başarıyla sürdürülen Göçmen Gençlerin Mesleğe Uyumu (AIM) Projesi 15 yaşında. 1998 yılından beri sürdürülen başarılı projenin uzatıldığına dair belge, Schleswig-Holstein Ekonomi, Bilim ve Ulaştırma Bakanı Reinhard Meyer tarafından Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkaraca’ya verildi.
AIM Projesi, Lübeck, Elmshorn ve çevresindeki göçmen kökenli gençlerin iş hayatında karşılaştıkları problemlerini çözmek için her alanda onlara yardımcı olurken, buralardaki Meslek eğitim olanakları, iş başvurularında izlenmesi gereken konular hakkında onları bilgilendirmekte ve destekleyip yönlendirmektedir. Bunların yanında AIM projesi göçmen gençlere ve göçmen işverenlere danışmanlık hizmeti de sunmaktadır. Bu sayede AIM projesi değişik ülkelerden gelen göçmen gençlerin önündeki dilsel.dinsel ve kültürel engelleri kaldırmakta, onların meslek eğitimi yapma ve iş bulmadaki şanslarını yükseltmektedir.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca konuyla ilgili olarak „Veliler, gençler ve işverenleri bir araya getirmek için aracı kurumlara ihtiyaç vardır. Bir toplumun geleceği, gençlere ve gençlerin eğitimlerine verilen öneme bağlıdır. AIM projesi çalışmalarıyla hem gençlerin istedikleri bir mesleğe kavuşmalarını sağlarken, gelecekteki kalifiye eleman sıkıntısının çözümüne de katkıda bulunmaktadır“ dedi. Küçükkaca ayrıca bir yandan öğrencileri motive etmek, diğer yandan okullarını ziyaret edip meslek eğitim yerleri bulmalar için çabalamanın o kadar kolay bir iş olmadığını da belirtti.
Şimdiye kadar Lübeck ve Elmshorn da bu projeyle 1949 gence ulaşılmıştır. Bu gençlerin yüzde 53’ü yani 1033 kişi bir iş yerine yerleştirilmiştir.
Uzatma belgesi teslim töreni, Betonwerk Melsdorf GmbH´da yapıldı. Salih Çete´nin sahibi olduğu işyerinde 5 gence meslek eğitimi verilmektedir.
Törene, Eyalet Ekonomi, Bilim ve Ulaştırma Bakanı Reinhard Meyer ´in yanısıra Bianka Schlahn (Eyalet Ekonomi, Bilim ve Ulaştırma Bakanlığı), Dr. Cebel Küçükkaraca, Salih Çete ve AIM projesi çalışanları katıldılar.