Seçimlere Katılım Çağrısı

Seçimlere Katılım Çağrısı

6 Mayıs 2018 tarihinde eyeletimizde belediye ve belediye meclisi seçimleri yapılacak.
2,4 milyon hakkı bulunan vatandaş, oylarını kullanarak yaşadıkları bölgenin yerel yönetiminin belirlenmesine katkıda bulunacaklar.
Seçmenler, siyasi parti ya da politikacıların 5 yıl boyunca bölgeleri için yapmak istediklerini oylarıyla onaylayacaklar.
Güçlü bir demokrasi için vatandaşların siyasete aktif olarak katılmaları ve oylarını kullanmaları çok önemlidir. Diğer yandan seçimlere katılım topluma, burada ve toplumun bir parçası olduğumuz mesajını verir.
Seçimlere katılmamak ve demokratik partileri seçmemek; anti demokratik oluşum ve aşırı sağcı partileri güçlendirmek anlamına gelmektedir.
Bu nedenle Schleswig-Holstein Türk Toplumu olarak oy hakkı bulunan tüm vatandaşlarımızı seçimlere katılmaya davet ediyoruz.
Pazar günü yapılacak seçimlere katılın ve oylarınızla demokrasimizi güçlendirin!
Siz de seçimlere katılarak eyaletimizin gelecek 5 yılının nasıl olacağını belirleyin.
Hepinize bol katılımlı bir seçim geçirmenizi diliyoruz.

Kiel’de 23 Nisan Çocuk Bayramı Kutlamaları

Kiel’de 23 Nisan Çocuk Bayramı Kutlamaları

21 Nisan 2018 tarihinde Kiel Hein-Dahlinger-Halle’de 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlamaları düzenlendi.
Kiel Türk Dernekler Birliği tarafından çocuklar ve aileleri için çeşitli ve eğlenceli programlar düzenlendi.
Bizler de İtfaiye Projesi ”Mehr WIR in der Wehr” olarak ve Elmschenhagen Genç İtfaiyecileri ile birlikte oradaydık. Çocuklar itfaiyenin hazırlamış olduğu su oyunlarına büyük ilgi gösterdiler ve çok eğlendiler. Bazı çocuklar itfaiye aracıyla yakından ilgilendi ve itfaiyecilerin anlattıklarını dikkatlice takip ettiler. Schleswig Holstein Türk Toplumu Başkanı Cebel Küçükkaraca da çocuklarla yakından ilgilendi.
Tüm organizatörlere ve Elmschenhagen Genç İtfaiyecilerine ilgilerinden dolayı teşekkür ederiz.

Bu proje ile, göçmenleri Gönüllü İtfaiyeler’in yapısı ve katılım imkanları hakkında bilgilendirmek ve aktif olmaları için motive etmek, ayrıca katılımın hızlandırılması için itfaiyedeki görevlileri bilgilendirmek ve desteklemek amaçlanmıştır.

Bu proje, ”Zusammenhalt durch Teilhabe’’ programı kapsamında İçişleri Bakanlığı tarafından finanse edilmekte ve desteklenmektedir.

Federal İçişleri ve Ülke bakanı Horst Seehofer´in „Islam Dini Almanya‘ya ait değildir“ ifadesi üzerine yapılan basın bildirisi

Federal İçişleri ve Ülke bakanı Horst Seehofer görevine başlar başlamaz, yaptığı talihsiz bir açıklama ile eski bir konuyu tekrar gündeme getirdi.

„Islam Dini Almanya‘ya ait değildir“ açıklaması ile, Alman Anayasası‘nın burada yaşayan insanlara vaat ettiği geniş özgürlüğü, müslüman insanlar için kasıtlı olarak göz ardı etti.

Burada yaşayan tüm insanların Ülke Bakanı olarak, burayı vatan ve yurt seçmiş olanların kendilerini vatanlarında hissetmeleri için mücadele etmek onun görev ve sorumluluğudur. Içişleri bakanı olarak da hergün bir caminin yakıldığı dönemde, yangına körükle gitmek yerine, ülkemizdeki huzur ve güvenliğin yeniden inşası için mücadele etmelidir.

Konu ile ilgili olarak açıklamada bulanan Schleswig-Holstein Türk Toplumu eyalet Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca, „Seehofer ülkedeki müslümanların zor yaşam koşulları ile yakından ilgilenmelidir. Güçlü bir birliktelik duygusu olmadan, dışlanma ve ayrımcılık, uzun vadede aşırı tepkiden başka bir şey bilmeyen gruplara katılım riskini artırır.“

Yeni seçilen İçişleri bakanının görev süresinin başında böyle bir açıklama ile ortaya koydugu izlenim, CDU/CSU´nun sağcı profilini güçlendirmek istediğini gösteriyor. Öte yandan başbakan Merkel‘in İçişleri bakanına karşı yaptığı islam´ın artık Almanya‘ya ait olduğunu beyan eden açıklaması ise memnuniyet vericidir.

Ataol Behramoğlu Türk Toplumunda

Ataol Behramoğlu Türk Toplumunda

Schleswig-Holstein Türk Toplumu her ay düzenli olarak gerçekleştirdiği “Edebiyat Akşamı” adlı programın 12. yılını Türk şiirinin yaşayan en büyük şaiirlerinden Ataol Behramoğlu’nun katılımıyla kutladı. Kiel’deki merkez büroda düzenlenen “Şiir Dinletisi” adlı etkiliğe çok sayıda sanatsever katıldı.

Programın açış konuşmasını edebiyat akşamı programını 12 yıldan beri büyük bir özveri ile yöneten Ahmet Karadeniz yaptı.

Ardından sözü gecenin konuğu, kelimelerin ustası Ataol Behramoğlu’na bıraktı. Ataol Behramoğlu, yaşamının satır başlarını anlatarak başladığı konuşmasını, mücadelelerle geçen ömrün ona ve sanatına kazandırdıklarını ifade ederek sürdürdü.

Son çıkan kitabı “Ne Çok Hain”den okuduğu şiirler, kimi zaman güldürürken kimi zaman düşündürdü. Herkesin anlayabileceği açık ve sade bir dille şiirlerini dile getiren şair, izleyenlerin gönlünde silinmez izler bıraktı.

Behramoğlu, sadece son çıkan kitabından değil diğer kitaplarında yer alan şiirlerinden de örnekler sundu. Özelllikle eşi Hülya Hanım, sesledirdiği şiirle geceye renk kattı.

Türkiye dışında pek çok ödül kazanan, şair, yazar, çevirmen, gazeteci ve akademisyen olarak yaşamını sürdüren Ataol Behramoğlu, Baltık Denizinin soğuk bir kış akşamını sımsıcak ve samimi şiirleriyle ısıttı.

Toplantının sonunda kendisine yöneltilen soruları cevaplarken Türkiye gündemi ile ilgili görüşlerini de paylaştı.

Oldukça ilgi gören etkinlik şairin kitaplarını imzalamasıyla son buldu.

Neden Cumhuriyet? Neden Atatürk?

Neden Cumhuriyet? Neden Atatürk?

7-8 Aralık 2017 tarihlerinde Schleswig-Holstein Türk Toplumu, Lübeck ve Kiel şubelerinde “Neden Cumhuriyet? Neden Atatürk?“ konulu toplantılar düzenlendi. Konuşmacı olarak Dokuz Eylül Üniversitesi, Atatürk İlkeleri ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Arı’nın davet edildiği toplantılar, ilgiyle takip edildi.

Toplantıların açış konuşması Schleswig-Holstein Türk Toplumu başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca tarafından yapıldı.

Küçükkaraca konuşmasında böyle bir toplantıyı düzenleme amaçlarının günümüzde tekrar alevlenen Atatürk ve Cumhuriyet tartışmalarının üzerine, konuyu uzmanıyla konuşmak olduğunu söyledi.

Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Kemal Arı konuşmasına “Mehmet’in Hikayesi” adlı resim sergisini tanıtarak başladı.” Şu anda gördüğünüz bu objeler, böyle bir bütünlük içinde, dünyada başka örneği olmayan bir kolleksiyondur. Her biri Kurtuluş Savaşı’ndan bir kesiti anlatan; halka cesaret ve umut vermek üzere 1922 yılında basılan ve dağıtılan 40’tan fazla kartpostaldan oluşur.”

Kemal Arı konuşmasına Cumhuriyet ve Atatürk’ün neden önemli olduğunu anlatarak başladı. Ve konuyu ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık başlıkları altında ele aldı.

Kemal Arı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Atatürk’ün iyi bir asker ve devlet adamı olmanın yanında düşünen ve düşündüklerini kitap haline getiren bir lider liderdir. Onun en önemli eserlerinden biri de 15 -20 Ekim 1927 tarihlerinde Büyük Millet Meclisi’nde 6 gün boyunca günde altı saat konuşarak yaptığı konuşmadan oluşan Nutuk’tur.
Nutuk, tamamı belgelere dayalı bir konuşmadır. Ve Kendi öz iradesiyle millete hesap vermek üzere hazırlanmıştır. Hiçbir hukuki ve siyasi zorunluluğu olmadan bu kadar uzun ve belgeye dayalı halka hesap vermek üzere yapılmış dünyada başka bir örneği olmayan konuşmadır.

Nutuk, Atatürkün Samsuna çıkışıyla başlar. Oradan cumhuriyetin ilanına kadar geçen sürede olan olaylar ve yaşanan süreç anlatılır. Başlangıçta ülkenin içinde bulunduğu genel görünümü anlatan Mustafa Kemal, Osmanlı devletinin içinde bulunduğu durumu, ülke topraklarının nasıl bahanelerle işgal edildiğini, devletin çaresizliğini gözler önüne serer. Kurtuluş çaresi olarak, manda ve himayeyi savunanlara rağmen ulusal egemenliğe dayalı tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmayı öngörür.

Ataürk bu hedefi ortaya koyarken hem emperyalistler hem de mevcut Osmanlı devleti ile mücadele etmeyi göze almıştır.“

Kemal Arı, Atatürk’ün daha milli mücadeleye başlamadan kararlaştırdığı bu fikirleri zamanı geldikçe ortaya çıkardığını belirtti. Seçtiği yeni devlet modelinin alışılmışın dışında, halkı kulluk ve raiyalık sınıfından kurtarıp yönetimin sahibi durumuna getirdiğini belirtiği konuşmasını şöyle tamamladı:

„Ulusal egemenliğe dayalı bir devletin yönetim şekli Cumhuriyettir. Atatürk’e göre Cumhuriyet, yaşamın kaynağı ve en iyi yönetim şeklidir.

Atatürk; daima evrensel, kapsayıcı, hümanist, realist, pragmatist, insan onuruna , şahsiyete değer veren bir dünya görüşünü ortaya koydu ve paylaştı.

Bana göre Atatürk demek, akıl ve bilim demektir. Bu nedenle bizim yerimiz aydınlık ve bilimden yana olan Atatürk’ün yanında yer almaktır.“

Katılımcılardan gelen soruların cevaplandırılmasının ardından günün anısına, Prof. Dr. Kemal Arı’ya Schleswig-Holstein Türk Toplumu başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca tarafından teşekkür belgesi, plaket ve çiçek takdim edildi. Konuşmacımızın kitaplarını imzalamasıyla etkinlik son buldu.