Almanya Parlamento Seçimlerine Katılım Çağrısı:

Oylarımızla demokrasiyi güçlendirelim.

Seçim hakkı, insanlık hakkıdır!

26 Eylül 2021 Pazar günü yapılacak seçimler ile Almanya Federal Meclisi yeniden şekillenecektir. Sadece Alman vatandaşı olanlar bu şeçimlerde oy kullanma hakkına sahip olup 26 Eylül Pazar günü 08.00 ila 18.00 saatleri arasnda geçerli bir kimlikle bağlı bulundukları bölgenin seçim sandıklarında oylarını kullanabilecekler.

Oy kullanma hakkı olan tüm göçmen seçmenleri, sandık başına giderek oylarını kullanmaya çağırıyoruz. Seçimlere katılmamanın aşırı sağcı partileri güçlendireceği unutulmamalıdır.

Göçmenlerin bir yandan aktif siyasete katılmaları, diğer yandan seçme haklarını kullanarak demokrasinin güçlenmesine katkıda bulunmaları, yaşadıkları toplumda bir güç olarak varlıklarının görülebilmesi için önemli bir mesajdır. Göçmen olarak kullanacağınız her bir oy, sesinizin daha net duyulmasını sağlayacaktır.

İçinde yaşadığımız, çocuklarımızı yetiştirdiğimiz, vatan olarak benimsediğimiz bu ülkede oylarınızı;
• demokratik katılımı ve herkesin eşit haklarla yaşamasını isteyen,
• ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı kesin tavır belirleyen,
• eğitimde şans eşitliği için çaba sarfeden,
• yoksulluğa karşı mücadele eden, sosyal adaleti savunan,
• Alman vatandaşlığına geçişi kolaylaştırmayı öngören,
• göçmenlere yerel seçimlerde oy kullanma hakkı verilmesini,
programına alan partiler ve adaylardan yana kullanınız.

Bir kez daha, oy kullanma hakkı bulunan herkesi, bu Pazar günü yapılacak genel seçimlerde sandık başına giderek, demokrasimizi güçlendirmek için seçimlere katılmaya davet ediyoruz.

Seçimlerin sukunet ve huzur içinde, büyük bir katılımla geçmesi en içten dileğimizdir.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Schleswig-Holstein Türk Toplumu (TGS-H) olarak kadınların demokratik toplumumuz için bugüne kadar verdikleri ve vermeye devam ettikleri emekleri 2021 yılında bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca: “Unutmamalıyız ki bugün toplumumuzda kadınların sahip olduğu birçok hak maalesef çok uzun bir geçmişe ve kabule dayanmıyor. Günümüzde bizim için vazgeçilmez olan seçme ve seçilme hakkına rağmen hala Almanya´da kadınların yapısal dezavantajlar ile mücadele etmek zorunda kaldığı göz ardı edilmemelidir.” diye konuştu.
Pandemi sürecinden özellikle asosyal ve dezavantajlı grupların daha çok olumsuz etkilendiğini görüyoruz. Bu durum ekonomik eşitsizlik veya cinsel şiddetle karşı karşıya kalan kadınlar için de geçerlidir. Göç geçmişi gibi ilave bir ayrımcı faktör de eklendiğinde olumsuz etkiler iç içe geçebilir ya da yoğunlaşabilir.

Pandemi faklı bir detayı daha netleştiriyor. Hala popülerlik kazanan aşırı sağcı yapılanmalarda basmakalıp rol modelleri çok yaygın. Kadınların yaşamlarını ev hanımlığı ve anne olmak ile sınırlandıran, göçmen kocalarından korkan bir imaj oluşturan kitle, aşırı sağcı ve aynı zamanda cinsiyetçi bir gruptur. “Kalıplaşmış rol modelleri sadece sağcı kesimler de değil hala tüm toplumda bulunmaktadır.” diyen Dr. Küçükkaraca sözlerini “Bir toplumda yapısal dezavantajlar ve eşitsizlikler ile mücadele etmek kolay değil ama adaletsizliklere göz yummamak ve daha yakından bakmak, sorunlara kulak vermek ve çözümler üzerinde çalışmak demokratik vazifemizdir. Demokrasi içinde bir arada yaşamamız ancak uzun vadede sosyal adaletle sağlanabilir. 8 Mart, bunu hatırlatmak için önemli bir gündür.” diyerek tamamladı.

Sivas Katliamını 27. Yılında Anıyoruz

27 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, üzerinden geçen bunca zamana rağmen ilk günkü acısıyla yüreklerimizi dağlamağa devam ediyor.

Demokrasi, hürriyet, barış, dostluk, kardeşlik ve özgürlük çağrısından başka kaygıları olmayan bu koca yürekli aydın insanların Sivas’ta bir otelin içinde yakılarak katledilmeleri, önümüzde bir utanç abidesi gibi durmaktadır.

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta aydınlara yönelen bu saldırılar aslında demokratik, çağdaş ve liberal düşünceyi, farklı inanç ve görüşteki insanların birlikte yaşama isteğini hedef almış ve insanları ötekileştirmek amaçlanmıştır. Din adına; mezhep, din ve ırk ayrımı yapmayan, toplumun kültürel değerlerini çok iyi bilen bu insanlara karşı gerçekleştirilen saldırılar, aslında toplumsal bütünlüğe karşı yapılmıştır. Bu saldırı, farklı inanç ve kültürlerin kardeşlik içinde yüzyıllardır sürdürdükleri bir arada yaşama isteklerine karşı işlenmiş bir insanlık suçudur. Ve insanlık, kendisine karşı işlenen bu tür suçları ne affedecek ne de unutacaktır.

Ayrıca saldırının asıl sorumlularının ortaya çıkarılamamış ve adalet karşısında hesap vermemiş olmaları unutulmayacak başka bir utançtır. „Insanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımının olamayacağı“ bilinciyle katliamın sorumlularının ortaya çıkarılmasını bekliyoruz. Bunu görmezlikten gelmek mümkün değildir.

Uzlaşma ve birlikteliğe çok da fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde; farklılıkları zenginlik gören ve hoşgörü kültürünü geliştiren gerçek eylemlerin artmasını diliyor; 27 yıl önce Sivas‘ta katledilen aydınlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz.

Cumhuriyet Bayramınız kutlu Olsun!

Milletimizin karŞı karŞıya kaldığı tüm zorluk ve imkânsızlıklara rağmen verdiği Milli Mücadelenin sonunda elde ettiği bağımsızlığın, Cumhuriyet ile taçlandırıldığı günün 96. yılına ulaŞmanın bir kez daha mutluluğu ve heyecanı içindeyiz.

Atatürk’ün 29 Ekim 1923 tarihinde “Türk Milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.” diyerek ilan ettiği Cumhuriyet, Türk Milletine bırakılmıŞ en büyük miras ve vazgeçilmez bir değerdir.

Cumhuriyet’te egemenlik kayıtsız Şartsız milletindir. Devlet yönetimi, sınıfların, kiŞilerin, ailelerin ve bir zümrenin eline bırakılamaz. Cumhuriyet bize ulus ve dünya milletlerinin onurlu bir üyesi olma bilincini kazandırmıŞtır. Cumhuriyet ve onun kazanımları ırk, dil, din ve cinsiyet farkı gözetmeksizin her Türk vatandaŞının ortak varlığıdır.

Cumhuriyet, demokrasiyi geliŞtiren en iyi sistemdir. KiŞinin hak ve özgürlükleri ancak bu sistem içinde güvencede olabilir. Türk Milleti Cumhuriyet’e sahip çıkıp onu geliŞtirdiği zaman demokrasinin nimetlerinden daha fazla yararlanır ve çağdaŞ toplumlar içindeki yerini alır. Bu nedenle Cumhuriyeti yüceltip sürdürmek her vadandaŞın milli görevidir.

Bu duygu ve düŞüncelerle; Cumhuriyetin 96. yıldönümünü kutluyor, baŞta büyük önder Atatürk olmak üzere bu uğurda canlarını feda eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve Şükranla anıyoruz.

Bayramınız kutlu olsun!

Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun MomStarter projesinin yarı dönem bilançosunu çıkardı

Neumünster Göçmen kökenli bayanları iş piyasasına kalıcı olarak entegre etmek için 2018 yılında MomStarter projesi başlatıldı. Proje, Avrupa Sosyal Fonu’nun finansal teşvikiyle Kuhberg 32 adresinde çalışmaktadır. MomStarter, proje süresinin yarı döneminin dolmasını 17 Ocak 2019 tarihinde Vicelinschule’nin eğitim merkezinde „Bergfest“ etkinliğiyle kutladı. Yaklaşık 60 kişinin katıldığı etkinlığin açılış konuşmasını yapan Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun eyalet başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca sözlerinde „Almanya’ya göç eden bayanların hala ev hanımı klişesiyle karşı karşıya kalmaları iş sahasına entegrasyonlarını olumsuz etkilemektedir. Toplumumuzun, bayanların yüksek potansiyellerinden faydalanması lazım. Bu yüzden TGS-H kendisine göçmen bayanlarının gelişimine yardımcı olmayı görev olarak edindi. MomStarter bu hedef kitlesine yönelik başarılı projelerimizden biri.“

Neumünster şehrinin birinci belediye meclisi üyesi Carsten Hilgruber yanısıra Jobcenter Neumünster başkanı Thorsten Hippe ve Çalışma Bakanlığı adına gelen Martin Tretbar-Endres konuşmalarında Schleswig-Holstein Türk Toplumu‘yla çalışmaktan çok memnun olduklarını ve derneğin geçmişteki başarılı projeleriyle de hedef kitlelerine ulaşmakta zorluk çekmediğini vurguladılar.

Ardından projenin yöneticisi, MomStarter’de yer alan kurs programını sundu. Almanca ve bilgisayar kursu yanı sıra iş başvuruları için yönlendirme ve elişi kursu da katılımcıların yararlanabileceği faaliyetlerdendir. Projeye katılmanın en önemli koşulları arasında, mesleki imkanlarını geliştirme motivasyonu ve devamlı olarak kurslara katılım yer almaktadır. Ayrıca projeye katılanlarla birlikte MomStarter’in işbirliği yaptığı farklı branşlardan oluşan firmalara bilgilendirme gezileri yapılmaktadır. â€žİşe başlayabilmenin en büyük engellerinden biri yetersiz dil bilgisi ve çocukların bakımının üstlenilmemesidir. Projemizde dil eğitimini biz sağlayabiliyoruz fakat çok az sayıda olan bakım imkanlarında politikadaki şahıslara çağrı yapmaktan başka çaremiz yoktur. Çocuklarını yalnız büyütmek zorunda olan katılımcılarımız çok zorluk çekmekteler,“ diye vurguladı.

Projeye şu anda 31 bayan aktif olarak katılmakta ve 12 kişi sosyal sigortalı işe başlamış durumda. Bu bayanlara etkinlikte sertifika verildi.

Son olarak etkinlikte Bulgar Topluluğu derneğinin gençlik müzik grubu şarkı söyleyip ziyaretçilere keyifli anlar yaşattılar.

Neumünster yerel bürosu: Kuhberg 32, 24534 Neumünster, Telefon: 04321/ 965 01 68

Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun MomStarter projesinin yarı dönem bilançosunu çıkardı

Neumünster Göçmen kökenli bayanları iş piyasasına kalıcı olarak entegre etmek için 2018 yılında MomStarter projesi başlatıldı. Proje, Avrupa Sosyal Fonu’nun finansal teşvikiyle Kuhberg 32 adresinde çalışmaktadır. MomStarter, proje süresinin yarı döneminin dolmasını 17 Ocak 2019 tarihinde Vicelinschule’nin eğitim merkezinde „Bergfest“ etkinliğiyle kutladı. Yaklaşık 60 kişinin katıldığı etkinlığin açılış konuşmasını yapan Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun eyalet başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca sözlerinde „Almanya’ya göç eden bayanların hala ev hanımı klişesiyle karşı karşıya kalmaları iş sahasına entegrasyonlarını olumsuz etkilemektedir. Toplumumuzun, bayanların yüksek potansiyellerinden faydalanması lazım. Bu yüzden TGS-H kendisine göçmen bayanlarının gelişimine yardımcı olmayı görev olarak edindi. MomStarter bu hedef kitlesine yönelik başarılı projelerimizden biri.“

Neumünster şehrinin birinci belediye meclisi üyesi Carsten Hilgruber yanısıra Jobcenter Neumünster başkanı Thorsten Hippe ve Çalışma Bakanlığı adına gelen Martin Tretbar-Endres konuşmalarında Schleswig-Holstein Türk Toplumu‘yla çalışmaktan çok memnun olduklarını ve derneğin geçmişteki başarılı projeleriyle de hedef kitlelerine ulaşmakta zorluk çekmediğini vurguladılar.

Ardından projenin yöneticisi, MomStarter’de yer alan kurs programını sundu. Almanca ve bilgisayar kursu yanı sıra iş başvuruları için yönlendirme ve elişi kursu da katılımcıların yararlanabileceği faaliyetlerdendir. Projeye katılmanın en önemli koşulları arasında, mesleki imkanlarını geliştirme motivasyonu ve devamlı olarak kurslara katılım yer almaktadır. Ayrıca projeye katılanlarla birlikte MomStarter’in işbirliği yaptığı farklı branşlardan oluşan firmalara bilgilendirme gezileri yapılmaktadır. â€žİşe başlayabilmenin en büyük engellerinden biri yetersiz dil bilgisi ve çocukların bakımının üstlenilmemesidir. Projemizde dil eğitimini biz sağlayabiliyoruz fakat çok az sayıda olan bakım imkanlarında politikadaki şahıslara çağrı yapmaktan başka çaremiz yoktur. Çocuklarını yalnız büyütmek zorunda olan katılımcılarımız çok zorluk çekmekteler,“ diye vurguladı.

Projeye şu anda 31 bayan aktif olarak katılmakta ve 12 kişi sosyal sigortalı işe başlamış durumda. Bu bayanlara etkinlikte sertifika verildi.

Son olarak etkinlikte Bulgar Topluluğu derneğinin gençlik müzik grubu şarkı söyleyip ziyaretçilere keyifli anlar yaşattılar.

Neumünster yerel bürosu: Kuhberg 32, 24534 Neumünster, Telefon: 04321/ 965 01 68