Türk Toplumu Kaliteli Hizmet Veriyor

Schleswig-Holstein Türk Toplumu yaklaşık bir buçuk yıldan beri hizmette kalite geliştirme ve denetleme sürecinde bulunuyordu. Bu dönemi başarı ile tamamlayarak hizmet kalitesi belgesini almayı başardı. Bu belge, ait olduğu kuruluşun hizmetlerini kabul görmüş bir sisteme uygun olarak gerçekleştirdiğini ve aynı hizmet kalitesinin sürekli olduğunu göstermektedir.

Aynı zamanda bu, hizmet alanları sosyal hizmetin merkezinde gören, müşteri odaklı sosyal hizmet sağlayıcılarının(KQS) denetçisi Artset Enstitüsünün bir kalite denetim sistemidir. Süreç, hizmet alanlar için kaliteli hizmetin nasıl olması gerektiğini belirlenmesinin ardınadan bir denetlemeyle sona ermektedir.

Bu yılın Nisan ayının başında Schleswig-Holstein Türk Toplumu tüm şartları yerine getirerek denetimi başarıyla tamamladı. Türk Toplumu, 29 Nisan‘da düzenlenen kapanış semineriyle hizmet kalitesi onayını denetleme uzmanı Erich Fülling’ten aldı. Denetleme uzmanı Fülling, Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkaraca’ya hizmet kalitesi onay belgesinin yanı sıra bir seramik parçası ve sanatçı Gudio Kratz tarafından imzalanmış bir sanat eseri hediye etti. Bu seramik, ortak çalışmayı temsil eden bir eserin parçasıdır. Her bir parça, KQS denetlemesinden başarıyla geçmiş sosyal hizmet noktalarını temsil etmektedir. Schleswig-Holstein Türk Toplumu aldığı belgeyle bu bütünün bir parçası oldu.

Toplantının sonunda Dr.Cebel Küçükkaraca, bu aşamaya gelene kadar emeği geçen herkese, dernek çalışanlarına, yönetim kurulu üyelerine, özellikle de genel süreçteki katkılarından dolayı Schleswig-Holstein Paritätische Örgütüne çok teşekkür etti.

Almanya Başkanı Dr. A. Merkel’e ve Türkiye Cumhuriyeti Başkanı R. T. Erdoğan’a açık mektup

Berlin, 21.02.2013

ALMANYA BAŞBAKANI DR. ANGELA MERKEL ve
TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞBAKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN

AÇIK MEKTUP

Sayın Şansölye Dr. Merkel,
Sayın Başbakan Erdoğan,

25 Şubat 2013 tarihinde Türkiye’de yapacağınız görüşme Almanya ve Türkiye açısından olduğu kadar, Almanyalı Türkler açısından da büyük bir önem taşımaktadır. İki ülkemizin başbakanları olarak sizlerden her iki ülkenin de barış ve dostluk ilişkilerini geliştirmenizi, işbirliğini arttırmanızı istiyor ve bekliyoruz.

Sayın Başbakan Dr. Merkel,

Almanya’daki Türk toplumunun en önemli beklentisi Neo-Nazi cinayetlerinin eksiksiz aydınlatılması, sorumluların cezalandırılması, Anayasayı Koruma Örgütlerinin bu biçimiyle lağvedilmesi, gerekiyorsa yeni bir yapının oluşturulması gereklidir. Bunun gerçekleşmesi için ırkçılıkla ciddi bir mücadelenin başlatılması zorunludur. Bu amaçla özel bir Bakanlar Kurulu toplantısının yapılması ve yol haritasının çıkarılması gereklidir. Bu konuda gerekli adımları atmanızı bekliyoruz.

Türkiye – Avrupa Birliği müzakereleri pratikte durmuştur. Türkiye’nin AB üyeliği Almanya Türkleri açısından da büyük bir önem ifade etmektedir. Hükümetinizin her ne kadar daha önceki Alman Hükümetlerinin verdikleri karara bağlı olduğu vurgulansa da, bu konuda aktif bir çalışma yapılmamaktadır. En kısa zamanda yeni fasılların açılması, açılan ve müzakereleri tamamlanan fasılların kapatılmasının sağlanması da gerçekleştirilmek durumundadır. Hükümetinizden bu konuda adım atmanızı bekliyoruz.

Çok vatandaşlılık artık Almanya’da ve dünyada olağan bir durumdur. Alman vatandaşlığına geçenlerin %50’den fazlası kendi vatandaşlıklarını bırakmamaktadır. Yani çok vatandaşlılık Almanya’da istisnai bir durum değildir; tam tersine kural haline gelmiştir. Bu nedenle öncelikle gençlere uygulanan opsiyon modelinin kaldırılması, çok vatandaşlılığın kural haline getirilmesi, Alman vatandaşlığına geçişte konulan zorlaştımaların ve engellerin ortadan kaldırılması yerinde olacaktır.

Türkiye’den Almanya’ya turistik amaçlı ya da aile yakınlarını ziyaret ya da iş amaçlı gelmelerin önündeki vize engeli artık tarih olmalıdır. Bu Almanya-Türkiye arasındaki her türlü ilişkinin gelişmesini sağlayacak, önyargıların yok olmasına katkıda bulunacaktır.

Aile Birleşimi 2007 yılındaki yasa ile zorlaştırılmış, eşlerin gelmesi basit de olsa dil koşuluna başlanmıştır. Bir insanın anayasal hakkı olan aile birleşimi bir saatlik bir sınavın sonucuna bağlanmıştır. Bu kabul edilemez bir durumdur. Umuyoruz, bu durum Avrupa Adalet Divanınca düzeltilecektir. Bu zorunluluk yerine gönüllülük esasında Almancayı Almanya’ya gelmeden önceden öğrenenlere yerleşme izni verilirken örneğin 5 yıl yerine 3 yıllık süre verilerek teşvik yolu denenebilir. İnsanların zorla değil, isteyerek ve severek dil öğrenmesi daha uygun olacaktır.

Almanya’da son yıllarda artan İslam Karşıtlığı da bizleri tedirgin etmektedir. Bu konunun en üst düzeyde ele alınmasının zamanı gelmiştir. İslam karşıtı suçlar polis tarafından listelenmemektedir. Bu nedenle bu alandaki suçların kapsamı tam olarak bilinmemektedir. Bunun bir an önce yürürlüğe konması gerekmektedir. Bazı kesimlerin istediği biçimde Almanya İslam Konferansı bir Güvenlik Zirvesine dönüştürülmemelidir.

Sayın Başbakan Erdoğan,

Türkiye dışında yaşayan T.C. vatandaşları ve soydaşlarının en önemli beklentisi iki ülkenin daha yoğun bir işbirliği içinde bulunmasıdır.

Türkiye’deki demokratik hakların genişlemesi, hukuk devleti ilkelerinin tam olarak yerleştirilmesi Almanya’da yaşayan bizlerin de konumunu güçlendirecektir.

Bu bağlamda Almanyalı Türkler, Türkiye’de özgürlükleri genişleten, çağdaş ve katılımcı bir bir düzenin kurulmasını istemektedirler. Hükümetinizden bu konudaki adımlarını genişletmesini, reformların sürdürülmesini, toplumun tüm kesimlerinin de katkı vereceği bir Anayasanın yapılmasını beklemekteyiz.

Değişik adlarla anılan birçok davada yargılanmakta olan kişilerle ilgili kararların gecikmesi, toplumda bölünmeye ve hukuk sistemine güvenmeyi zedelemektedir. Geciken adaletin derin yaralar açtığı gerçeği gözardı edilmemelidir.

Türkiye’de yaşayan yabancı kökenli ülke vatandaşlarının konumlarının da güvence altına alınması bizce büyük önem taşımaktadır. İçinde yaşadığımız toplum Almanya’da koşullar yerine geldikten 5 yıl sonra süresiz oturma izni alınabilirken, Türkiye’deki yabancı uyrukluların böylesi bir hakkı bulunmamaktadır. Bunun bir an önce düzenlenmesini istiyoruz.

Bunun yanı sıra Türkiye’de 5 yıldır yasal olarak yaşayan yabancılara yerel seçimlerde oy hakkı verilmesinin sağlanması yerinde olacaktır.

Türkiye’de yaşayan Müslüman olmayan vatandaşların ya da diğer yabancıların dinsel gereksinimlerinin sağlanması da temel insan hakları bağlamında kanımızca önemlidir. Bunun da en kısa sürede sağlanması elzemdir.

Almanya’da ya da başka ülkelerde yaşayan Türklerin bulundukları ülkelerin vatandaşlıklarına geçmeleri tarafınızdan da teşvik edilmektedir. Bunun sonucunda ortaya başka tür bir mağduriyet de çıkmaktadır, zira bu kişilere verilen Mavi Kartta hala büyük sorunlar yaşanmaktadır. Bu konunun ivedililikle ele alınmasında gereklilik görmekteyiz. Bu bağlamda Mavi kart sahiplerinin de Türkiye’de borçlanarak emekli olabilme hakları sağlanmalıdır.

Askerlik yasasında son yapılan değişiklikle fiilen askerlik hizmeti yapılmaması önemli bir adım olmakla birlikte, 5.112 € olan bedel miktarının 10.000 €â€™ya çıkarılması işsizlikten etkilenen gençlerimizi çok zor duruma düşürmektedir. Bedel miktarının kaldırılarak, askerlik hizmetinin Gönüllü Sosyal Hizmet şeklinde yerine getirilmesinin sağlanmasını beklemekteyiz.

Aynı şekilde son yapılan zamlarla arttırılan konsolosluk harçlarının da bir an önce yeniden indirilmesi tüm insanlarımızın beklentisidir. Harç miktarları düzenlenirken diğer Avrupa ülkelerindeki kıstaslar dikkate alınmalıdır.

Sayın Dr. Merkel,
Sayın Erdoğan,

en önemli beklentilerimizden birisi iki ülke arasında ticaret hacminin hedef olarak önümüzdeki 10 yıl içinde 2 katına çıkartılmasıdır. Bu hem daha çok yakınlaşmayı, hem yatırımları hem de işgücü yaratılmasına katkıda bulunacak, insanların birbirlerine yakınlaşmasına büyük katkı sağlayacaktır.

Yapacağınız görüşmede ortak bilimsel çalışmaların geliştirilmesi, sivil toplum bazındaki ortaklıkların arttırılması, iki ülkenin ortak çıkarlarının öne çıkarılması Almanyalı bizleri de çok sevindirecektir.

Bu nedenle bir “Almanya-Türkiye Konsultasyon Kurulu”nun oluşturulmasını, “Ortak Bakanlar Kurulu” toplantılarının yapılmasını öneriyoruz.

Umuyoruz ki, iki ülkenin birlikte hareket etmesi bizleri çok sevindirecek ve ortak çıkarlara dayalı güzel bir yaşam inşa edilebilecektir.

Saygılarımızla

TGD Yürütme Kurulu

Kenan Kolat (Genel Başkan)

Ayşe Demir (Genel Başkan Yardımcısı)

Ömer Köşkeroğlu (Genel Başkan Yardımcısı)

Dr. Cebel Küçükkaraca (Genel Başkan Yardımcısı)

Yasemin Önel (Genel Başkan Yardımcısı)

Gökay Sofuoğlu (Genel Başkan Yardımcısı)

Hilmi Kaya Turan (Genel Başkan Yardımcısı)

Hüseyin Yılmaz (Genel Başkan Yardımcısı)

Bilge Yörenç (Genel Başkan Yardımcısı)

Yeşiller Partisi Schleswig-HolsteinTürk Toplumunu Ziyaret Etti

Schleswig-Holstein Türk Toplumu 14 Şubat Perşembe günü Yeşiller Partisi Eyalet Meclisi Grup Başkanı Eka von Kalben’i Kiel’deki merkez bürosunda ağırladı. Bu buluşmada genel seçimler öncesinde göçmenlerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekildi.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkaraca toplantının başında şunları söyledi: „Göçmenlerin politik ve toplumsal hayata katılımını sağlayacak çalışmalar sürdürülmelidir. Gençlerin politikada ve özellikle karar alma süreçlerinde yer almaları zorunludur. Ama ne yazık ki bu katılımın önünde bir takım engeller bulunmaktadır. Örneğin seçme zorunluluğu modeli. Almanya’da doğup doğuştan Alman vatandaşı olan yabancı ailelerin çocukları, 23 yaşına kadar iki vatandaşlıktan birini seçmek mecburiyetindeler. Küçükkaraca sözlerine şöyle devam etti: „23 yaşına kadar politikanın içinde aktif olarak yer alan gençler diğer vatandaşlığı seçtiklerinde birden bire bu haklarını kaybediyorlar. Bu anlaşılır bir durum değildir. Bir an önce bu seçme zorunluluğu modelinden geri dönülmelidir.“

Eka von Kalben ise şu sözleriyle Türk toplumuyla aynı görüşte olduğunu belirtti: „Seçimlerden sonra seçme zorunluluğunun kaldırılması için meclise öneri vereceğiz. Biz kimsenin kökenleriyle bağlarını koparmaya zorlanmasını istemiyoruz.“

Ele alınan bir diğer konu, Avrupa Birliği vatandaşı olmayan ve uzun zamandan beri Almanya’da yaşayan göçmenlerin yerel seçimlerde oy kullanabilme hakkı oldu. Bu insanlar toplumun bir parçasıdırlar. Uzun yıllardır ekonomik ve sosyal olarak topluma katkıda bulunan bu insanlar, sadece politik alanda dışarıda kalıyorlar. Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca : „Biz Avrupa Birliği vatandaşı olmayıp süresiz oturumu olan insanlara yerel seçimlere katılma hakkı verilmesini talep ediyoruz.“ dedi. Eka von Kalbe ise konuyla ilgili olarak: “ Biz Koalisyon anlaşmasında eyaletimizdeki tüm insanların eşit şekilde seçimlere katılmalarını taahhüt ettik . Eyalet meclisindeki grubumuz şu anda yasayı nasıl değiştirmemiz gerektiği konusunda çalışıyorlar.“ diye konuştu.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu açısından gündeme getirilen bir diğer önemli konu ise eyaletimizdeki yabancı potansiyelinin yeterince kullanılamaması oldu. Bu kalifiye insanların, yetişmiş eleman ihtiyacının giderilmesinde bir aşama olabillirler .Uzun vadeli planlamalarla bu insanların toplumsal uyumları güvence altına alınabilir. Schleswig-Holstein Türk Toplumu, çocukluktan başlayıp okul eğitimine oradan meslek eğitimine kadar tüm aşamalarda bilgilendirme ve eşlik etme faaliyetleriyle çözüme katkı sağlamaya devam edecektir.

Eka von Kalben konuya şöyle katkıda bulundu: „Demografik değişimler, statüsü ve menşei ne olursa olsun tüm insanlarımızın iyi yetiştirilmesi için bizi zorlamaktadır. Ek olarak yeterince dil kursları düzenlenmeli, göçmen ve mültecilerin iş piyasasında eşit şanslara sahip olmaları sağlanmalıdır.“

Türkçe Almanya’da Almanca’dan sonra en fazla konuşulan dildir. Türkçe gerçeği kabul edilerek iki dilli kreşlerin desteklenmesinin ve okullardaTürkçe‘nin yabancı dil olarak okutulmasının zamanı gelmiştir.

Son zamanların en önemli sorunlarından biri de göçmen gençlerin işsizliğidir. Schleswig-Holstein Türk Toplumu’na göre eğitim sistemi, meslek eğitimi ve iş piyasasının ihtiyaçlarna uygun olmalı, genişletilmiş bilgilendirme ve eşlik etme faaliyetleriyle gençler ve aileleri desteklenmelidir.
Alman halkının beşte biri göçmen kökenlidir ve bu oran her geçen gün artmaktadır. Toplantıda Schleswig-Holstein Türk Toplumuna göre, göçmenlerin sorunlarının sadece seçim kampanyalarında değil günlük politik çalışmaların içinde ele alınmasının daha mantıklı bir yaklaşım olacağı vurgulandı.

Türk Toplumu Seçme Zorunluluğu Modelinin Kaldırılmasını İstiyor

Almanya‘da doğan yabancıların çocukları, ebeveynlerinin vatandaşlıkları yanında Alman vatandaşlığı da elde ediyorlar. Fakat 18 ile 23 yaşları arasında iki vatandaşlıktan birini tercih etmek zorundalar. Alman vatandaşlığını seçen bu genç insanlar, 23 yaşının sonuna kadar sahip oldukları diğer vatandaşlıktan ayrıldıklarını belgeleyecekler.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu’nun seçme modeli ile ilgili bu zamana kadar ki tecrübeleri ışığındaki görüşü, süregelen uygulamanın bir an önce kaldırılması gerektiğidir.
Devam eden uygulamalara karşın yasadan etkilenenlerin %50’den fazlası çifte vatandaşlıklarını sürdürmektedir. Şöyle ki, Avrupa Birliği ülkelerinden gelen göçmenlere kendi vatandaşlıklarının yanında Alman vatandaşlığı almalarına izin verilmiştir. Burada şöyle bir sorun ortaya çıkıyor. Çifte vatandaşlık konusunda göçmenlerin çoğuna müsade edilirken bir kısım göçmenlerin bu haklarının yasaklanmasının gerçek, tarafsız ve hukuki nedenleri nereden kaynaklanmaktadır? Sadece eşitlik ilkesini ihlal eden bu anayasal yasaklama bile seçme zorunluluğu yasasının sorgulanması için yeterlidir. Çelişki, üçüncü ülke vatandaşlarının Avrupa Birliği vatandaşları gibi tam bir Alman vatandaşı değil, belirli bir süre Alman vatandaşı olmalarındadır. Demokratik Partiler açısından seçme modeli, devlet ve seçmenler arasında gittikçe büyüyen bir sorun oluşturacak gibi görünüyor. 23 yaşına kadar Almanya’nın siyasi yaşamında aktif rol alan genç yetişkinler, ansızın yasaklı duruma düşecekler.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca konuyla ilgili olarak şunları söyledi: „Çifte vatandaşlık gençlerin olumlu kimlik oluşturmalarını, iyi vatandaş olmalarını engellemez. Gençler gerçek kimliklerini Alman ve yabancı kültür arasında gizlemezler. Onlar kendilerini içinde büyüdükleri her iki kültüre de ait hissediyorlar. Seçme modeliyle gençleri bir vatandaşlığı tercihe zorlamanın, onları Alman hak ve sorumluluklarına sahip yabancı yapmaktan başka ne bireysel ne de toplumsal getirisi vardır.“

Bu yasadan etkilenlerin sayısı gitttikçe artmaktadır. 2000 yılından itibaren Almanya’da doğan yabancı ailelerin çocukları doğuştan Alman vatandaşı olmaktadır. 2018’de de bu yasadan etkilenenlerin sayısının en üst seviyeye çıkması beklenmektedir. Bu nedenle bu tarihten önce seçme zorunluluğu modelinin kaldırılması için tüm yetkililere çağrıda bulunuyoruz.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu
Diedrichstraße 2, 24143 Kiel
Tel.: 0431/ 76 114/15 veya Tel.: 0431/ 364 1722/23
E-Mail: info@tgs-h.de
Basın ve Halkla İlişkiler

Göçmen Gençlerin Mesleğe Uyumu Projesi (AIM) Yine uzatıldı.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu tarafından başarıyla sürdürülen Göçmen Gençlerin Mesleğe Uyumu (AIM) Projesi 15 yaşında. 1998 yılından beri sürdürülen başarılı projenin uzatıldığına dair belge, Schleswig-Holstein Ekonomi, Bilim ve Ulaştırma Bakanı Reinhard Meyer tarafından Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkaraca’ya verildi.

AIM Projesi, Lübeck, Elmshorn ve çevresindeki göçmen kökenli gençlerin iş hayatında karşılaştıkları problemlerini çözmek için her alanda onlara yardımcı olurken, buralardaki Meslek eğitim olanakları, iş başvurularında izlenmesi gereken konular hakkında onları bilgilendirmekte ve destekleyip yönlendirmektedir. Bunların yanında AIM projesi göçmen gençlere ve göçmen işverenlere danışmanlık hizmeti de sunmaktadır. Bu sayede AIM projesi değişik ülkelerden gelen göçmen gençlerin önündeki dilsel.dinsel ve kültürel engelleri kaldırmakta, onların meslek eğitimi yapma ve iş bulmadaki şanslarını yükseltmektedir.

Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca konuyla ilgili olarak „Veliler, gençler ve işverenleri bir araya getirmek için aracı kurumlara ihtiyaç vardır. Bir toplumun geleceği, gençlere ve gençlerin eğitimlerine verilen öneme bağlıdır. AIM projesi çalışmalarıyla hem gençlerin istedikleri bir mesleğe kavuşmalarını sağlarken, gelecekteki kalifiye eleman sıkıntısının çözümüne de katkıda bulunmaktadır“ dedi. Küçükkaca ayrıca bir yandan öğrencileri motive etmek, diğer yandan okullarını ziyaret edip meslek eğitim yerleri bulmalar için çabalamanın o kadar kolay bir iş olmadığını da belirtti.

Şimdiye kadar Lübeck ve Elmshorn da bu projeyle 1949 gence ulaşılmıştır. Bu gençlerin yüzde 53’ü yani 1033 kişi bir iş yerine yerleştirilmiştir.

Uzatma belgesi teslim töreni, Betonwerk Melsdorf GmbH´da yapıldı. Salih Çete´nin sahibi olduğu işyerinde 5 gence meslek eğitimi verilmektedir.

Törene, Eyalet Ekonomi, Bilim ve Ulaştırma Bakanı Reinhard Meyer ´in yanısıra Bianka Schlahn (Eyalet Ekonomi, Bilim ve Ulaştırma Bakanlığı), Dr. Cebel Küçükkaraca, Salih Çete ve AIM projesi çalışanları katıldılar.

Schleswig Holstein Türk Toplumu Eyalet Başkanı Onur Rozeti İle Ödüllendirildi

Paritätisch Sosyal Yardım Kurumu´nun son genel kurul toplantısında 6 kişi insanları topluma kazandırma alanlarında yapmış oldukları Ò«alışmalar nedeniyle ödüllendirildi.

Schleswig Holstein Türk Toplumu Başkanı Dr.Cebel Küçükkaraca bu ödüle layık görülenler arasındaydı. Dr.Cebel Küçükkaraca, göçmen kökenli vatandaşların entegrasyon ve eşitlik konularında yapmış olduğu 12 yıllık gönüllü çalışmasından dolayı Onur Rozeti aldı. Schleswig Holstein Paritätische Sosyal Kurum Başkanı Vekili Ursula Schele övgü konuşması yaptı. Ödül, Sosyal İşler Bakanı Kristin Alheit ve Schleswig Holstein Paritätische Başkanı Klaus Magesching tarafından verildi.

Küçükkaraca yapmış olduğu konuşmasında ödül için teşekkürlerini sunarken, insan eşitliği için çalışmaya devam edeceğinin altını çizdi.