12.05.2021
Değerli Üyeler,
Kıymetli Dostlar,
Bir Ramazan ayını daha geride bırakırken Bayrama ulaşmanın mutluluğu ve heyacanı kalplerimizi kuşatıyor.
Kalplerimiz neşe ve heyacanla bayrama kavuşmanın sevincini yaşarken, geleneklerimizden uzak bir bayram geçirecek olacağımız için de içimiz buruk. Ancak daha sonraki bayramları hep birlikte geçirebilmek için bugüne kadar olduğu gibi biraz daha sabırlı ve sorumluluk duygusuyla hareket etmemiz gerekiyor.
Toplu bayramlaşmalardan uzak durup tebrikleşmelerimizi teknolojiyi kullanarak yapmak, geleceğimize yapacağımız en güzel ve doğru yatırım olacaktır.
Bu duygu ve düşüncelerle, barış ve huzurun hakim olduğu, savaş, terör ve şiddetin bulunmadığı, yoksulluk, kırgınlık ve dargınlıkların ortadan kalktığı, sağlıklı bir dünya özlem ve dileği ile hepinizin Ramazan Bayramını en içten dileklerimle tebrik ediyorum.
Schleswig-Holstein Türk Toplumu Yönetim Kurulu
ve çalışanları adına
Dr. Cebel Küçükkaraca
-Eyalet Başkanı-
10.05.2021
Schleswig-Holstein Türk Toplumu, Anneler Günü dolayısıyla çevrim içi bir kutlama programı gerçekleştirdi. Derneğin Koro Gurubu tarafından hazırlanan program katılımcılardan yoğun ilgi gördü. 40’ın üzerinde katılımcı ile anneler gününü ekranların başında da olsak, birlikte kutladık.
İki bölümde gerçekleşen programın ilk kısmında Dr. Cebel Küçükkaraca’nın konuşması ve Koro Grubu üyelerinin hazırladıkları türküler ve şiirler yer aldı.
İkinci bölüm de ise katılımcılar kendi duygularını paylaştılar, hazırladıkları şiir ve türküleri seslendirdiler. Katılımcılarımızın performansları ile programımıza katkı sağladıkları bu samimi anlar, hepimiz için çok kıymetliydi. Anne yüreği ile yaşamımızı güzelleştiren herkesin „Anneler Günü“ kutlu olsun.
23.04.2021
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlik yıllarından itibaren kurduğu “Demokrasi†düşü, tam 101 yıl önce bugün gerçeğe dönüşmüş; babadan oğula geçen hanedanlık anlayışı yerine “egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu†Türkiye Cumhiyeti‘nin ilk filizleri yeşermiştir.
23 Nisan 1920‘ de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kurtuluş Savaşı’nı Mustafa Kemal’in liderliğinde ve dünyaya örnek olan bir dayanışmayla kazanan milletimizin özgürlük ve bağımsızlık simgesidir.
Yurttaşları arasında hiçbir ayrım gözetmeyen, hiç kimsenin bir diğerinden üstün olmadığı, her vatandaşının eşit haklara sahip olduğu genç Türkiye Cumhuriyeti’nin lideri Atatürk, bu kıymetli günü ‘‘Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.†diyerek çocuklara armağan etmiştir. Atatürk’ün bu tercihi, güzel ülkemizin gelecek nesillere emanetinin de bir nişanesidir.
Bir yılı aşkın süredir tüm dünyayı tehdidi altına alan, yaşamımızı zorlaştıran korona salgınının etkileri her gün artarak devam etmektedir. Tam bu noktada büyük lider Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü hatırlatmak isterim: „Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe direnmek lazımdır.“
Millet egemenliği demokrasi ile mümkündür. Demokrasi de zor zamanlarda ihtiyaç duyduğumuz dayanışmanın harcıdır.
Dayanışma ve sabır ile umudumuzu yitirmeden bu zor zamanları geride bırakacağız. İnsanlık tarihi zorlu sınavlarını mücadele ederek aşmış ve nihayetinde başarılı olmuştur.
Sevgili yavrularımız; geleceğimiz sizsiniz. Çağdaş ve mutlu bir dünya ve aydınlık bir gelecek, sizlerin bilinçli bireyler olarak yetişmenize bağlıdır. Size sonsuz bir güven duyuyoruz. Atatürk’ün açtığı yolda, gösterdiği hedefe durmadan yürüyeceğinize olan inancımız tamdır.
Bu duygularla hepinizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyor, bu uğurda mücadele ederek bu günleri bize armağan eden Atatürk ve yol arkadaşlarını şükran ve minnetle yad ediyorum. Bayramınız Kutlu olsun!
Dr. Cebel Küçükkaraca
Schleswig-Holstein Türk Toplumu Başkanı
13.04.2021
Değerli dostlar,
Rahmet ve bereket ayı olarak kabul edilen bir Ramazan ayına daha ulaşmış bulunuyoruz. Tüm müslümanlara hayırlı ramazanlar diliyorum.
Ramazanlar insanların hep beraber oruçlarını açıp beraber ibadet yaptıkları zamanlardır. Bu yıl yaşadığımız salgın nedeniyle alışık olduğumuz ramazanlardan farklı bir ay geçireceğiz. Bildiğiniz gibi son günlerde Almanya genelinde ve eyaletimizde Korona( Covid-19) vaka sayılarında büyük bir artış var. Salgın yaş ve cinsiyet ayrımı yapmıyor. Gençler arasında da ağır hasta sayısında büyük artış görülüyor.
Bu nedenle bu yıl beraberce yapılan büyük iftar sofralarından ve aile ziyaretlerinden kaçınacağımız bir ramazan olacak. Bu güzel ayda sağlıkla, ağzımızın tadını kaçırmadan oruçlarımızı tutabilmemiz için kalabalık ve yakın temasa neden olacak her türlü aktiviteden kaçınmamız gerekiyor. Salgının daha fazla yayılmasını sağlayacak etkinliklerden uzak durmak, hijyen ve mesafe kurallarına harfiyen uymak hepimizin en başta gelen görevi olamalıdır.
Alınan tüm önlemlere titizlikle uyarak salgının ömrünün kısaltılabileceğini, sorumluluk bilinciyle hareket etmemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatır, sağlıkla kucaklaşabileceğimiz koronasız bayramlara ulaşabilmek dileğiyle hepinize hayırlı ramazanlar dilerim.
Dostça selamlar
Dr. Cebel Küçükkaraca
-Eyalet Başkanı-
23.03.2021
TGS-H Koro Grubu 2019 yılı ocak ayınnda kurulmuş, geleneksel yöntemlerle çalışmalarına devam etmiş ve 1 yıl sonra ilk konserini vermiştir.
2020 Mart ayında korona salgını nedeni ile çalışmalarına ara vermiş ve salgın sürecinin uzayacağı kesinleştiğinde online olarak çalışmalarına devam etme kararı almıştır.
18.11.2020 tarihinden Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı Müsikoloji Bölümü mezunu, Erdener Önder ile çalışmalarına online ortamda başlamamıştır. Koro grubu bu eğitimlerde; ‘‘ temel nota bilgisi, ritim, bona, solfej, basit makamlar ve Türkiye’deki Halk Müziği repertuarı ‘‘ üzerine eğitimler almaya başlamıştır.
Akademik öğrenmenin ön planda tutulduğu bu yeni süreç sadece profesyonel müzik tekniklerini öğretmeyi değil aynı zamanda salgın sürecinin yaratttığı sosyal izolasyonu da azaltmayı hedeflemiştir.
Diğer taraftan bu eğitimlerin gruba müziğin evrensel öğelerini öğrenme şansı vereceği ve böylelikle başta Almanlar olmak üzere Almanya’da yaşayan farklı kültürler ve dillere ait gruplarla almanca ortak çalışma imkanı sağlayacağı düşünülmektedir.
Yaş ortalaması 50’nin üzerinde olan grup üyelerinin bu eğitimler yoluyla koro alanındaki temel teorik becerileri akademik öğrenme yöntemlerini kullanarak kazanıyor olmaları grubumuza çok değerli katkılar sağlamıştır.
Bilhassa pandemi sürecinde kursiyerlerimizin kendilerini evlerinde hapis edilmiş duygusundan kurtarıp kendi öz bedenlerine ve çevrelerine faydalı işlerle uğraşma hislerinin güçlendiğini gözlemliyoruz.
8 haftalık periyotlar halinde gerçekleşen eğitimlerde grup; enstruman çalanlar ayrı, vokaller ayrı olacak şekilde çalışmaktadır. Böylelikle profesyonel koro için temel niteliğindeki destekleyici çalışmalar profesyonel bir şekilde gerçekleşmektedir.
Halen Koro/Teorik eğitimiz ikinci 8 haftalık eğitim sürecine aralıksız olarak devam etmektedir.
18.03.2021
Çanakkale Deniz Zaferinin 106. yıldönümü nedeniyle Schleswig-Holstein Türk Toplumu BaŞkanı Dr. Cebel Küçükkaraca bir açıklamada bulundu:
“Çanakkale destanının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. Bugün dünyanın en görkemli mücadelelerinin baŞında gelen, anadolu insanın yedi düvele karŞı verdiği olağanüstü mücadelenin sonunda kazandığı Çanakkale Zaferi’nin 106. yılı.
Türk ulusu bu zafer ile, Balkan SavaŞları’nda arka araya gelen acı sonuçların etkisiyle kaybettiği özgüvenini, bağımsız, özgür, çağdaŞ ve güçlü bir ulusal toplum olma bilincini, 1915 Çanakkale ruhu ile yeniden kazanmıŞtır.
Çanakkale’de kazanılan özgüven, Anadolu insanına KurtuluŞ SavaŞı’na kalkıŞma cesaretini vermiŞtir. KurtuluŞ SavaŞı bir cürettir. Bu cüret ise Çanakkale’de kazanılan özgüvenden doğmuŞtur. Çanakkale, Anadolu halkının eŞsiz mücadelesi ve azmi ile yeniden varoluŞunun baŞlangıcıdır.
Aynı zamanda Çanakkale, Türk askeri tarihinde parlak bir zafer olarak olmanın yanında Türk halkının kolektif algısında da yenilmezliğin, kendisinden çok üstün güçlere üstün gelmenin, ölümüne direnmenin simgesidir.
Çanakkale ruhu; 15 yaŞında toprağa düŞenler, okullarını bırakıp cepheye koŞanlar ve geri dönemedikleri için okulların o yıllarda hiç mezun verememesi demektir.
Çanakkale ruhu; taŞ üzerinde uyuyup, güneŞe, soğuğa, yağmura, fırtınalara karŞı korunmasız siperlerde çamur ve toz içinde günler geçirip, dünyanın bütün araç ve imkânlarına sahip düŞmanlarıyla aslanlar gibi dövüŞebilmek demektir.
Çanakkale’de sadece bir cephede savaŞan 316.000 askerden 211.000’i Şehit olmuŞtur. Bu büyük kayıpların genç insan gücü açısından Anadolu Coğrafyasında yarattığı boŞluk, yalnız 1.Dünya SavaŞı sırasında değil, onu izleyen Türk İstiklal Harbi boyunca ve sonrasında genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılırken de hissedilmiŞtir.
Öte yandan bu savaŞta dünya’nın çeŞitli yerlerinden gelen İngiliz ve Fransız askerlerinin yanı sıra Avustralya, Yeni Zelanda ve diğer bazı sömürge ülkelerin mazlum evlatları da ölmüŞtür.
Emperyalist güçler mazlum insanları, mazlum insanlarla savaŞmaya Çanakkaleye taŞımıŞtır. Ne acıdır ki bu kuvvetlerin arasında Almanlara esir düŞen halifelerini kurtarmaya geldiğini sanan müslüman askerlerle, hıristiyan alemini barbar müslümanlardan korumak isteyen hıristiyan askerler yanyana savaŞıyorlardı.
Büyük kumandan Mustafa Kemal Atatürk bu korkunç tezatlığın farkındadır. 1934 yılında Çanakkale’de evladı ölmüŞ bir Anzak annesine Şu satırları yazmıŞtır:
‘Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar!
Burada bir dost vatanın toprağındasınız, huzur içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar, gözyaŞlarınızı siliniz.Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler.
Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra, Artık bizim evlatlarımız olmuŞlardır.’
Çanakkale Zaferi demek aynı zamanda Mustafa Kemal demektir. Mustafa Kemal Çanakkale’deki kararlılığı, özgüveni, ileri görüŞlülüğü, cesareti ve liderliği ile öne çıkararak, KurtuluŞ SavaŞı’nın önderliği için, silah arkadaŞları ve Türk Ulusu nezdinde gerekli güveni kazanmıŞtır.
Çanakkale Zaferi, orada gösterilen ve hiç bir zaman mazlumların hafızalarından silinmeyecek cesaret ve fedakarlığıyla daima mücadelemize ıŞık tutacaktır. Çanakkale, “bitti” denilen yerde “bitmedim” diyen, “yaktık” dedikleri yerde, küllerinden yeniden doğan bir mucizenin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı yerin adıdır.
Bu destansı zaferin temelinde güçlü bir inanç, büyük bir vatan aŞkı ve özgürlük tutkusu vardır.
Bizlere bu büyük baŞarının gururunu armağan eden, baŞta Ebedi BaŞkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun silah arkadaŞları olmak üzere; bu mücadeleye iŞtirak eden Türk ordusunun kahraman mensuplarını, onu her Şeyiyle destekleyen aziz Türk ulusunu ve vatanları uğruna hayatlarını feda eden bütün Şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve Şükranla anıyor, Onların aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum.
Ruhunuz Şad olsun.”