Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. Yıldönümü Kutlandı

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. Yıldönümü Kutlandı

Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. yıldönümü münasebetiyle Kiel Dernekler Birliği ve TC Hamburg başkonsolosluğu Türk Kültürü ve Türkçe Dersleri öğretmenlerinin destekleriye Schleswig-Holstein Türk Toplumu tarafından organize edilen “18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü” programı Kieler Gelehrtenschule’de yapıldı. Etkinliğe Schleswig-Holstein Türk Toplumu başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca, Ditib Ulu Camii başkanı Bekir Yalım, Kiel Türk Ocağı başkanı Yakup Yavuz, Inter Türkspor 2. Başkanı Cevat Güngör, dernek yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. İki bölüm halinde gerçekleştirilen etkinliğin ikinci bölümünde tiyatro sanatçısı Utku Erişik tarafından tarihçi Sinan Meydan’ın eserinden uygulanan “K Harfi Yeterlidir” adlı tek kişilik oyun sergilendi.

Saygı duruşu ve İstiklal marşının ardından başlayan etkinliğin açış konuşması Schleswig-Holstein Türk Toplumu başkanı Dr. Cebel Küçükkaraca tarafından yapıldı. Küçükkaraca konuşmasında şunları dile getirdi: “102 yıl önce Anadolu’nun, Trakya’nın vatansever insanları sevdiklerini, can- ciğerlerini geride bırakarak belki bir daha geri dönmeyeceklerini bile bile vatan sağolsun diyerek yollara döküldüler. Bunların çoğu çocuk yaşta ve henüz bıyıkları yeni terleyen kınalı kuzulardı. Bu güzel insanlar analarının nasırlı ellerini öpüp vatan tuttukları toprakların istikbali için istiklal mücadelesi verdiler. Bu vatansever güzel insanlar savaştan barış çıkartılar, savaşa rağmen ortak paydanın insan olduğunu hiç bir zaman unutmadılar ve Anadoluda Kurtuluş Savaşının ilk meşalesini tutuşturdular. Türk ulusu Yarbay Mustafa Kemal Atatürk’ü tarih sahnesine çıkarıp, onunla birlikte büyük bir azim ve inançla özgür, bağımsız, hür ve herkesin içinde olduğu Türkiye Cumhuriyetinin, ulusal birlik içinde kurulmasının ilk adımlarını attılar.”

Konuşmasını „Bugün hala Çanakkale´nin günlük yaşamımızda hafızamızdan silinmeyecek cesaret ve fedakarlığa, azim ve umut mücadelemize ışık tuttuğu yadsınamaz bir gerçeğimizdir. Çanakkale “bitti” denilen yerde “bitmedim” diyen, “yaktık” dedikleri yerde, küllerinden yeniden doğan bir mucizenin, Türkiyenin bir oluşumunun başlangıcıdır.“ diyerek sürdüren Dr. Cebel Küçükkaraca sözlerini şöyle tamamladı:

“Dileğim odur ki; bizde o kahramanlar gibi 1915 çanakkale ruhu ile hep onurlu, mert, hoşgörülü, birlik ve beraberlik içinde olalım. Insan olan ve olabilen herkesi önyargısız kucaklıyalım. Kimseyi ötekileştirmeden çağdaş, Özgürlük ve Barış kokan bir dünyanın oluşmasında, o yürekli ınsanları örnek alalım, onların evrensel olan yaşam anlayışı ve felsefesi yolundan ileriye gidelim. Burada yetiştirdiğimiz çocuklarımıza da güçlü bir kimlik ve insanlığın ortak değerlerine sahip olabilme yeteneklerinin gelişmesi için her imkanı sağlıyalım. Onur içinde yaşayabilen ve yaşatabilen ezilmeğe, haksızlığa, adaletsizliğe, insanın insana kulluğuna dünyanın her yerinde itiraz edebilecek , hayır diyebilecek bilinçli, güçlü kızlar ve gençler bizim çocuklarımız olsun. İnsanlığı yüceltecek eğitimli, ilimle, bilimle ve sanatla ilgilenecek nesiller yetiştirelim . Insanlığın geçmisini saptırmadan, tarihi anlıyan, geçmişle gelecek arasında köprüler kurabilecek çocuklar yetiştirmek hepimizin görevi olmalıdır. Ancak o zaman aydınlığa, huzura giden, geleceği parlak olan insanlık dünyasının içinde bizimde vazgeçilmez bir yer yerimiz olacaktır. Bazen zor zamanlarda , zor günlerde yaşasakta; Atatürk’ün dediği gibi, “ Umutsuz bir durum yoktur, umutsuz insanlar vardır. Inancım tamdır ki; ümitlerimiz yeniden yeşerecektir ve yeşermek zorundadır.”

Günün anlam ve önemi üzerine ise TC Hamburg başkonsolosluğu Türk Kültürü ve Türkçe Dersleri öğretmenlerinden Mürtaza Gül bir konuşma yaptı. Gül konuşmasıda “Zaferler olumlu, yararlı ve onur verici bir sonuç olmanın yanında bir başlangıç da sayılır. Çağın en modern ve ileri teknolojisiyle donatılmış olangüçlü düşman donanmasının kıyıya ateşlediği top mermilerinin düştüğü yerden bir Mustafa Kemal fışkırmıştır.” diyerek Çanakkale Deniz Zaferinin önemine dikkat çekti.

Mürtaza Gül sözlerini “Çanakkale Savaşları’nın Türkiye’nin geleceği açısından doğurduğu sonuç Mustafa Kemal gerçeğidir. Ulusumuzun bağrında yetişen bu büyük önder, ilk kez Çanakkale siperlerinde parlamış, ulusun güvenini kazanmış, ümidi olmuştur. Türk Milleti Çanakkale’den Mustafa Kemal’le çıktığı yolu sonuna kadar onun izinden giderek bütünlemiş, sonuçta layık olduğu Cumhuriyet yönetimine kavuşmuştur.” diyerek tamamladı.

Ardından kürsüye gelen Mevlana Camii imamı Çanakkale savaşlarının manevi dünyasından övgüyle söz ederek duada bulundu.

Daha sonra öğreciler Çanakkale Deniz Zaferiyle ilgili hazırladıkları şiirleri okudular.

Kutlama programının ardından Utku Eişik tarfından sahnelenen tek kişilik oyun “K Harfi Yeterlidir.” izleyicilerin büyük beğenisini kazandı. Atatürk Türkiyesinin yetiştirdiği genç kuşakların hikayelerinden kesitler sunulan oyunda geçmişle bugün arasındaki diyaloglar dikkat çekiciydi.

“Belgelerin ışığı tiyatro sahnesini aydınlatıyor… Tarihin sanatla dansı yalanlara karşı AKL-I KEMAL gerçeğini doğuruyor …” sloganıyla hayata geçirilen oyun “Şimdilik bir K harfi yeterlidir. Bana vaat ettiğiniz işler yapılıp bitirildikten sonra imzamın kalan kısmını tamamlarım …” diyen Atatürk‘ün sözlerine atıfta bulunarak, artık harekete geçme zamanı geldi, çağrısına tercüman oluyor.

İlgiyle takip edilen oyunun ardından izleyiciler sanatçıyı ayakta alkışladılar. Hep beraber sahneye çıkan dernek başkanları sanatçıyı kutlayarak çiçek takdim ettiler.

Polislik mesleği hakkında bilglendirme Toplantısı “AIM”

Polislik mesleği hakkında bilglendirme Toplantısı “AIM”

Polislik mesleği hakkında bilgilendirme toplantısı

22.03.2017 tarihinde polislik mesleği hakkında bilgilendirme toplantısı Schleswig-Holstein Türk Toplumu dernek binasında gerçekleştirilmiştir.Schleswig-Holstein Eyalet Polisi’nden danışman Harun Biner, katılımcıları polislik mesleği hakkında bilgilendirdi.Meslek eğitimi ön koşulları ile eğitim süreci hakkında verilen önemli bilgiler ile katılımcılar polislik mesleğini daha yakından tanıma imkanı buldular.Toplantının sonunda danışman Harun Biner katılımcıların sorularını ayrıntılı bir şekilde cevapladı.

Şiir Gecesi “Yarım Yaşantı”

Şiir Gecesi “Yarım Yaşantı”

Derneğimizin 11 yıldan beri kesintisiz devam eden etkinliklerinden biri olan Edebiyat Akşamı programının bu ayki konuğu, şair Ertekin Özcan oldu. Merkez büroda düzenlenen etkinliğe başkan Dr. Cebel Küçükkaraca’nın yanı sıra çok sayıda misafir katıldı.

Etkinlik Ahmet Karadeniz’in yaptığı açış konuşmasıyla başladı. Konuşmasında birlik ve dayanışma vurgusu yapan Karadeniz, karşılaşılan zorlukların azimli çalışmalarla aşılabileceğini belirtti. Sonra da sözü gecenin konuğu Ertekin Özcan’a bıraktı.

Şair Ertekin Özcan, yazdığı şiirlerden verdiği örneklerle dinleyicileri adeta zamanda yolculuğa çıkardı. Yaşamın sanata ve şiire; şiirin yaşama yansıması ve etkisi başlığı altında değişik dönemlerde yazdığı şiirlerden sunduğu örneklerle kimi zaman gülümsetti, bazen hüzünlendirdi. Yazdıkları sadece kendisinin değil toplumun yaşadıklarıydı. Misafir işçi olarak Almanya’ya gelen insanların karşılaştıkları zorluklardan çektikleri hasrete, aşklara; toplumsal ve kültürel değişimlere kadar herşey şiirlerinde yer almıştı.

“Yarım Yaşantı” adlı Almanca şiir ve yazılardan oluşan yeni kitabı ilk kez bu toplantıyla okuyucusuyla buluştu.

Şairin ilgi ile dilenen şiirlerinin ardından katılımcılarla yaptığı sıcak ve samimi sohbet ve kitaplarını imzalamasıyla etkinlik sona erdi.

Bilglendirme Toplantısı “AIM”

Bilglendirme Toplantısı “AIM”

15.03.2017 tarihinde AIM Projesi’nin (Ausbildung und Integration für Migrant_innen und junge Geflüchtete) Bilgilendirme Toplantısı Schleswig-Holstein Türk Toplumu dernek binasında gerçekleştirilmiştir. Toplantının konusu „Kendi meslek eğitimimi nasıl bulurum?“ idi. Özellikle meslek eğitimi seçiminde izlenmesi gereken yollar üzerinde duruldu. İş ve işçi bulma kurumundan(Arbeitsagentur) meslek danışmanı Julia Marzinzik , endüstri ve ticaret odasından(IHK) Corinna Fischer ve esnaf odasından(Handwekskammer) meslek danışmanı Irmtraut Martens toplantının konuşmacıları idi. Konuşmacılar meslek eğitiminin önemi hakkında bilgiler verip izlenmesi gereken yolları aktardı. Ayrıca gençlerin faydalanabileceği internet portal ve sayfaları hakkında bilgiler paylaşıldı.Konuşmacılar genel olarak meslek eğitimi , meslek eğitimi aramada kendini yönlendirme ve meslek seçimleri konuları üzerinde durdu.Toplantı katılımcıların aperatif ve çay eşliğinde karşılıklı soru ve fikir alışverişleri ile sona erdi.
Bütün katılımcılara teşekkür ederiz.
Ayrıca AIM Projesi’ni finanse eden ve destekleyen Schleswig Holstein eyaletinin Eğitim Bakanlığı’na da içten teşekkürlerimizi sunarız.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ‘NE VE ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ‘NE AÇIK MEKTUP

Demokratik ilkeler gereğince, insanların ifade, fikir, basın ve toplantı özgürlükleri her yerde yasalarca teminat altına alınmalı ve geçerli olmalıdır. Bu prensip, kuşkusuz Türkiye’den hükümet yetkililerinin Almanya’da yapacakları toplantılar için de geçerlidir.

Fakat Türkiye’deki hükümet yetkililerinin birincil görevi, kendi partisinin seçmeni olsun olmasın, vatandaşlarının yaşadıkları ülkelerde mutlu ve uyumlu yaşamalarını sağlayacak şartları yaratacak çalışmalar yapmaktır.

Türkiye’deki iktidarın öncelikli görevi Türkiye’de demokrasi ve özgürlükleri teminat altına alarak bir hukuk devletine uygun hareket etmektir. Oysa anayasa referandumu çerçevesinde insanların vereceği “evet” veya “hayır” oylara göre seçim çalışmalarının olup olmayacağına karar veren, kişileri tercihlerine göre sıfatlandırarak “hayır” diyecek olanlara “terörist ve hain” yaftası vuran ve ona göre toplantı, yürüyüş ve ifade özgürlüğünü keyfince kısıtlayan hükümetin, başka ülkelere toplantı ve ifade hürriyeti çerçevesinde ağır eleştiriler yönetmesi trajikomik ve oldukça samimiyetsiz bir yaklaşımdır.

Diplomatik dil ve geleneği bir yana bırakarak agresif bir tutumla üç milyon insanımızın yaşadığı Almanya’ya saldırmak, sadece iki ülke arasında büyük önem arz eden ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilere büyük darbe vurmakla kalmamakta, aynı zamanda burada yaşayan Türk toplumunun geleceğinin ateşe atılmasına sebep olmaktadır. Sert ve mesnetsiz bir dil kullanılarak iftira ve tehdit içerikli gerginlik politikalarının ceremesi burada yaşayan Türklere çıkarılmakta, sonuç olarak bu toplum büyük zorluklar içinde kendi kaderleri ile başbaşa bırakılmaktadırlar. Böylece yüz binlerce yurttaşımız okullarında, iş yerlerinde, sosyal ve kültürel ortamlarda bu yanlış politikanın bedelini ödemek zorunda bırakılmaktadır. Türk toplumunun, Almanya’da son 65 yılda gerçekleştirdiği siyasi, sosyokültürel ve ekonomik kazanımları zarar görmektedir. Türkiye’de yürütülmekte olan ayrıştırma politikası yetmezmiş gibi, ne yazık ki Almanya’da da insanlarımızı kendi aralarında birbirine düşüren, çoğunluk toplumu ile bizler arasında inşa edilmeye çalışılan karşılıklı hoşgörü ve barış ortamını zedeleyen bir seçim kampanyası yürütülmektedir. Hiçbir siyasetçi, bu köklü ilişkileri sarsmaya, Almanya’da yaşayan üç milyon insanın sırtından ve onların geleceğini riske etme pahasına iç kamuoyuna ve referandum oylamasına yönelik popülist politikalar üretmeye kalkışmamalıdır. Günü kurtarmak için, Almanya’da yaşayan bizlerin geleceği karartılmamalıdır.

Bu sebeple Almanya’daki Türk toplumunu, toplumsal ayrıştırmaya gitmeden demokratik değerler ortak paydasında birleşmeye ve tartışmaları olgunluk içerisinde yaparak, Almanya’daki ortak hedeflerimizi gözden çıkarmama konusunda özen göstermeye çağırıyoruz. Bütün bu kaygı veren gelişmelere rağmen, Alman hükümetinin provakasyona gelmemesini ve soğukkanlılıkla konuya yaklaşmasını talep ediyoruz. Alman vatandaşlarından ise, burada yaşayan Türk kökenlilere karşı ötekileştirici bir dilden ve toplumsal gruplar hakkında genelleştirici önyargılardan uzak durmalarını istiyoruz.

Almanya Türk Toplumu Yönetim Kurulu