30.12.2020
Koronavirüs veya Covid-19’a karşı ilk aşı AB’de onaylandı.
27 Aralık 2020 tarihinden itibaren Schleswig-Holstein Eyaletinde koronavirüse karşı aşılama başladı. Aşılama ilk olarak Yaşlılar ve huzurevlerindekilere yapılacak.
29 Aralık 2020 itibariyle Schleswig-Holstein Eyaletinde yaşayanlar eyalet çapındaki aşılama merkezlerinden telefonla veya online olarak aşı randevusu alabilirler (Hizmet 4 Ocak 2021’de başlayacak). Eyalet hükümeti bu amaçla Federal Sağlık Bakanlığı’nın 116 117 numaralı merkezi aşı yardım hattını ve www.impfen-sh.de web sitesini hizmete sunmuştur. Aşı, sağlık sigortası ne olursa olsun tüm vatandaslar için ücretsizdir – tüm giderler federal hükümet tarafından karşılanacaktır. Konuyla ilgili genel sorularınıza vatandaş danışma hattına Bürgertelefon (0431) 797000 01 – veya corona@lr.landsh.de e-posta adreslerine başvurarak cevap bulabilirsiniz.
Federal Sağlık Bakanlığı, sınırlı miktarda aşı bulunduğundan, ilk kimin aşılanacağını ve aşılamanın nasıl olacağına dair bir düzenleme getirmiştir:
Seviye 1: en yüksek öncelik
– 80 yaş ve üstü kişiler
– Huzurevlerinde ikamet edenler ve burada çalışan personel
– Ayakta yaşlı bakım hizmeti sunanlar
– Özellikle enfeksiyon riski yüksek olan tıbbi tesislerdeki personel, örneğin acil servislerde, acil kurtarma ekipleri, COVID-19 hastalarının tıbbi bakımında, özel ayakta palyatif bakım hizmetlerinde ve korona aşılama merkezlerinde hizmet verenler
– Özellikle onkoloji veya organ nakli bölümünde, koronavirüs enfeksiyonundan sonra ciddi veya ölümcül hastalık seyri riski çok yüksek olan tıbbi kliniklerde kişileri düzenli olarak tedavi eden, bakımını yapan veya bakımını üstlenen kişiler.
Seviye 2: yüksek öncelik
– 70 yaş ve üstü kişiler
– Yaşadıkları ciddi veya ölümcül hastalıklar dolayısıyla koronavirüs enfeksiyonunda çok yüksek risk altında olan kişiler: Bunlar trizomi 21’li, demanslı veya zihinsel engelli kişiler ve organ nakli olan kişilerdir.
– 1. gruptaki bakıma muhtaç kişiler ve hamile kadınlarla yakın irtibatta olan kişiler
– Yatılı ya da ayakta tedavi gören zihinsel engelli kişileri düzenli olarak tedavi eden, onlara bakan ya da bakım hizmeti sunan kişiler
– Tıbbi tesislerde çalışan ve koronavirüs enfeksiyonu riski yüksek kişiler. Özellikle, hastalarla düzenli olarak temasta bulunan doktorlar ve diğer personel, kan ve plazma bağışında çalışan kişiler ve SARS-CoV-2 test merkezlerinde çalışanlar
– Özellikle gösteriler sırasında yüksek enfeksiyon riskine maruz kalan polis ve kolluk kuvvetleri
– Hastane altyapısını korumak için halk sağlığı hizmetlerinde veya özellikle ilgili bir pozisyonda çalışan kişiler
– Enfeksiyon Koruma Yasası’nın 36 (1) no. 3 veya 4 Bölümü uyarınca ikamet eden veya tesislerde çalışan kişiler
Seviye 3: artan öncelik
– 60 yaş ve üstü kişiler
– Koronavirüs ile enfekte olduktan sonra ciddi veya ölümcül hastalık riski yüksek olan kişiler. Bu Guruba giren kişiler:
• Obezite (vücut kitle indeksi 30’un üzerinde)
• kronik böbrek hastalığı,
• Kronik karaciğer hastalığı,
• İmmün yetmezlik veya HIV enfeksiyonu, diabetes mellitus,
• kalp yetmezliği, kronik kalp hastalığı veya arteriyel hipertansiyon,
• serebrovasküler hastalık veya apopleksi,
• kanserler
• KOAH (COPD) veya bronşiyal astım
• Otoimmün hastalıklar veya romatizmal hastalıklar
– Devlet kurumlarında, özellikle anayasa organlarında, hükümet ve idarelerde, silahlı kuvvetlerde, emniyette, gümrükte, itfaiye teşkilatında, teknik yardım teşkilatı dahil sivil korumada ve yargı organlarında çalışanlar
– Eczacılık, ilaç, gıda, su ve enerji temini, kanalizasyon ve atık yönetimi, ulaşım ve trafik ile bilgi teknolojisi başta olmak üzere kritik altyapıdaki diğer kurum ve şirketlerde özellikle ilgili pozisyonlarda ve telekomünikasyonda çalışanlar
– Enfeksiyon riski düşük tıbbi tesislerde çalışanlar, özellikle laboratuvarlarda ve bulaşıcı hastalık şüphesi olan hastalarla iletişimde olmayan görevliler
– Gıda perakendecileri
– Eğitimciler ve öğretmenler
– Güç çalışma veya yaşam koşullarına sahip kişiler
Korona aşısı ve aşılama merkezleri hakkında ayrıntılı bilgileri aşağıdaki adreste bulabilirsiniz:
https://www.schleswig-holstein.de/DE/Schwerpunkte/Coronavirus/Allgemeines/Impfzentren/impfzentren_node.html?show=1232&projekt=56
23.12.2020
Değerli dostlar,
Corona salgınının hayatımızda neden olduğu tüm kısıtlamalar, mesafeler ve önlemlere rağmen yeni bir yılı karşılamanın heyacanını yaşıyoruz.
Ardımızda bıraktığımız yıl gibi tüm olumsuzlukların, savaşların, kavga ve dışlamaların geride kalmasını; 2021 yılının herkese umut, sevgi, saygı, barış, kardeşlik ve sağlık dolu nice günler getirmesini diliyor, Schleswig-Holstein Türk Toplumu Yönetim Kurulu ve çalışanları adına hepinizin yeni yılını kutluyorum.
Saygı ve sevgilerimle
Dr. Cebel Küçükkaraca
-Eyalet Başkanı-
25.11.2020
22 Kasım 2020 Pazar akŞamı, Schleswig Holstein Türk Toplumu Edebiyat AkŞamları’nın konuğu müzisyen ve besteci Nevzat KarakıŞ’tı.
Çocukluğunda Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde amcasının anlattığı masallar, hikâyeler ile büyüyen KarakıŞ, Adilcevaz’a gelen âŞıkların köy kahvehanesinde bir masa üstüne yerleŞtirilen sandalyede çalıp söyledikleri türkülerle Davut Sulari, AŞık Reyhani, Murat Çobanoğlu’nun sesleriyle tanıŞmıŞ. Müzisyen olarak sahnede söze ve sözün belleğine verdiği değer de bu dönemden kalmıŞ olmalı.
Nevzat KarakıŞ; geleneksel halk Şiiri ile modern Türk Şiiri arasındaki tarihsel bağı, eski ile yeni arasındaki tarihsel belleği bizlere anlatırken aynı zamanda güçlü sesi ile Şiirlere ve türkülere giydirilen bu satırları ve mısraları icra etti.
Saat 18.00’de baŞlayıp 21.30’a kadar devam eden söyleŞide Anadolu ozanlarının, söz ustalarının Türk Edebiyatı’nın farklı dönem Şairlerine nasıl ilham verdiklerini dinledik. Anadolu söz mutfağının tüm renkleri üzerine kapsamlı bir dinleti sunan sanatçıya çok teŞekkür ediyoruz.
10.11.2020
8 Kasım 2020 Pazar günü gerçekleştirdiğimiz TGS- Söyleşileri’nin kasım ayı konuğu Cumhuriyet Gazetesi yazarı ve vegan aktivist Zulal Kalkandelen oldu. Zoom üzerinden gerçekleştirdiğimiz ‘‘Toplumsal Adalet Mücadelesi Olarak Hayvan Özgürlüğü ve Veganizm‘‘ konulu söyleşimiz saat 17.30’da başladı ve 34 kişinin katılımı ile 3 saati aşkın süre devam etti.
Zulal Kalkandelen iki saate yakın devam eden sunumunda; ‘‘Endüstriyel Hayvancılığın Tarihçesi,Türcülük Ve Türcülük İle Mücadele, Bir Özgürlük Ve Adalet Mücadelesi Olarak Etik Veganizm, Yaşam Hakkı Ve Özgürlük Ekseninde Vaganizm, Farklı Hak Mücadelesi Alanında Bulunanların Türcülük Yanılsamaları, Bir Ekolojik Felakete Doğru Dönüşen Endüstriyel Hayvancılık Sektörü’’ başlıkları altında bizlere istatistikler ve sayılarla geniş bir perspektif içinde konuyu özetledi.
Sunumun ardından bir saati aşkın süre katılımcıların sorularını son derece yalın bilgiler ve örneklerle yanıtladı.
Büyük bir ilgi uyandıran ve katılımcılara konu hakkında kapsamlı bir perspektif edinme şansı veren söyleşi, için tekrar Zülal Kalkandelen’e teşekkür ederiz.
10.11.2020
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü 82. ölüm yıldönümünde sevgi ve saygı ile anıyoruz.
Atatürk, yaŞamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden yepyeni ve güçlü bir devlet yaratan eŞsiz bir lider, mümtaz bir devlet adamı, büyük bir komutandır. Mustafa Kemal, 57 yılllık yaŞamında bir milletin kötü talihini yenmesini sağlamıŞ ve dünya tarihinde de benzeri görülmemiŞ izler bırakmıŞtır.
GerçekleŞtirdiği devrimler ile Türk milletine çağ atlatmıŞ, Türkiye Cumhuriyeti’nin dünya ülkeleri arasında saygın bir hale gelmesini sağlamıŞtır. Köylüye, askere, öğretmenlere, sanatçılara, sporculara, kadınlara, çocuk ve gençlere kısacası toplumun tüm kesimlerine değer vermiŞ ve destek olmuŞtur.
”En büyük emelim, milli irfanı (yani bilgi ve kültür düzeyini) yükseltmektir.” diyen Atatürk, çağdaŞ eğitim yöntemleriyle yetiŞtirilecek yeni bir nesile ihtiyaç olduğunu görmüŞ ve modern eğitim politikasının esaslarını belirleyip eğitim alanında büyük yenilikler yapmıŞtır.
Cumhuriyetin ilanı, Türk milleti için tarihin en önemli dönüŞümlerinden biridir. Cumhuriyetin kabul edilmesi, Türk toplumunun çağdaŞlaŞma istek ve kararlılığını ortaya koyan büyük bir siyasi adımdır. Atatürk, egemenliğin kayıtsız koŞulsuz millete ait olduğunu ifade ederek, Türk milletine vatandaŞlık bilincini ve özgüvenini kazandırmıŞtır. Kısacası kulluktan vatandaŞlığa geçiŞi sağlamıŞtır.
“Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir doğma, hiçbir donmuŞ ve kalıplaŞmıŞ kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aŞmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karŞısında, belki gayelere tamamen eriŞemediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”
Åžunu hiç unutmamalıyız ki, Türk milletinin hayatında Atatürk bir dönem değil, yeni bir dönemin baŞlangıcıdır. Onun öncülük ettiği eser eksiksiz olmadığı gibi tamamlanmıŞ da değildir. Genç kuŞakları, yani Atatürk’ün manevi mirasçılarını bekleyen en önemli görev bu “baŞlangıç”ı sürdürmektir.
Asırların pek nadir olarak yetiŞtirdiği dâhilerden olan Atatürk’ü, hayata veda ediŞinin 82. yılında rahmet ve Şükranla anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz,.
Ruhun Şad olsun!
Dr. Cebel Küçükkaraca
Kiel Dernekler Birliği tarafından hazırlanan 10 Kasım Atatürk’ü Anma Programını aŞağıdaki linkten izleyebilirsiniz
https://www.youtube.com/watch?v=II6Vw97cXEU